Journals / MN Kardiyoloji / 2000 / Cilt: 7 - Sayı: 1

Methylenetetrahydrofolate reductase gene polymorphism as a possible risk factor for premature myocardial infarction

Prematür miyokard infarktüsü gelişiminde yeni bir risk faktörü: Metilenetetrahidrofolat redüktaz geni

Pages
14–17
DOI
—

Abstract

AIM: To evaluate the association between methylenetetrahydrofolate reductase (MTHFR) gen polymorphism and premature myocardial infarction in Turkish men. MATERIAL AND METHOD: Ninety-six young men (< 45 year-old) with myocardial infarction (Ml) and 100 age and sex matched controls were evaluated with respect to demographic characteristics and MTHFR genotype. Multiple stepwise logistic regression analyses were done to determine the impact of MTHFR genotype on MI. RESULTS: The MTHFR T/T genotype was significantly more prevalent among MI patients comparing with the controls (15.5% vs 5%. p=0.016). Conventional risk factors including diabetes mellitus, hypertension, smoking, family history of coronary artery disease and hypercholesterolemia were also more frequent in MI patients comparing with the controls. Multivariate analyses identified MTHFR T/T genotype and smoking as the strongest independent risk factors for MI (OR= 5.94, p=0.0016 for MTHFR T/T genotype and OR = 1.54, p=0.0010 for smoking) CONCLUSION: Our data suggest that MTHFR T/T genotype is an independent risk factor for premature Ml in Turkish men.

Özet

AMAÇ: Daha önce yapılan çalışmalarda plazma homosistein düzeyindeki artışın kardiyovasküler hastalık gelişimi için bağımsız: bir risk faktörü olduğu gösterilmiştir. Son yıllarda tanımlanan metilenetetrahidrofolat redüktaz (MTHFR) genindeki C667T mutasyonunun plazma homosistein düzeyi üzerinde etkili olduğu ve MTHFR T/T genotipindeki bireylerde homosistein düzeyinin diğer genotiplerden yüksek olduğu belirlenmiştir. Bu bilgiler doğrultusunda MTHFR genotipinin miyokard İnfarktüsü (MI) için bir risk faktörü olabileceği hipotezinin Türk toplumunda araştırılması amaçlanmıştır. GEREÇ VE YÖNTEM: Bu hipotezin test edilmesi için 45 yaş altında MI geçiren 96 erkek hasta ile aynı coğrafi bölgede yaşayan 100 sağlıklı kontrolde genetik çalışma yapılarak MTHFR genotipi belirlenmiştir. Çalışma grubu konvansiyonel risk faktörleri açısından da incelenmiş ve çok değişkenli analiz uygulanarak bu toplulukta MI gelişimi için bağımsız risk faktörleri belirlenmiştir. BULGULAR: İnfarktüs grubundaki hastaların % 15,6'sında MTHFR T/T genotipi gözlenirken kontrol grubunda bu oran % 5 olarak bulunmuştur (p=0.016). MI grubunda diabetes mellitus, hipertansiyon, sigara içimi, ailede koroner arter hastalığı öyküsü ve hiperkolesterolemi kontrol grubundan anlamlı derecede daha sık gözlenirken yapılan çok değişkenli analizde MTHFR T/T genotipi (Rölatif Risk= 5.94, p=0.0016) ve sigara içimi (Rölatif Risk= 1.54, p=0.0010) MI gelişiminde en kuvvetli bağımsız risk faktörleri olarak belirlenmiştir. SONUÇ: Çalışmamızda Türk erkeklerinde MTHFR T/T genotipinin erken MI gelişimi için bağımsız bir risk faktörü olduğu sonucuna varılmıştır.

Keywords: Genotip,Homosistein,Metilentetrahidrofolat redüktaz (NADPH2),Mutasyon,Miyokard enfarktüsü,Risk faktörleri,Hastalığa genetik yatkınlık,Gen ekspresyonu

Methylenetetrahydrofolate reductase gene polymorphism as a possible risk factor for premature myocardial infarction — AJIndex