Journals / MN Kardiyoloji / 2000 / Cilt: 7 - Sayı: 6

Focal and diffuse stent restenosis: An intravascular ultrasound study

Fokal ve diffüz stent restenozları: İntravasküler ultrason incelemesi

Pages
417–420
DOI
—

Abstract

AIM: To assess clinical, vascular and procedural characteristics and intravascular ultrasound analysis in focal and diffuse stent restenoses. MATERIAL AND METODS: In coronary artery patients who had 350% diameter stenosis in stent localization, 56 stents were analysed by Intravascular ultrasound. In the distal and proximal edges, proximal, mid and distal bodies of stents, stent, lumen and intimal hyperplasia cross-sectional area (CSA) were measured. The mean and minimum stent CSA's and stent CSA at the smallest lumen CSA were also determined. Focal or diffuse stent restenoses were defined as the restenotic lesion lenght was lower or higher than 50% of the stent lenght. RESULTS: Focal and diffuse restenoses were found in 27 stents (48,2%) and in 29 stents (51,7%), respectively. Focal restenosis was frequently seen in proximal edges and proximal bodies of stents. Clinical, vascular and procedural characteristics were not different between focal and diffuse restenosis. The mean, minimum and the smallest lumen site's stent CSA's were higher in focal restenosis than in diffuse restenosis, but the differences were not reached to statistical significance. Intimal hyperplasia CSA at the smallest lumen cross-section was higher in focal restenosis than in diffuse form. Generally, in comparison with the site of minimum stent CSA and minimum lumen site, stent CSA's were similar but intimal hyperplasia CSA was lower in the site of the minimum stent CSA. CONCLUSION: Stent restenosis was primarly due to intimal hyperplasia. Maximum intimal hyperplasia CSA was negatively correlated with minimum stent CSA. There was not any relationship between the type of restenosis and clinical, vascular and procedural characteristics. Probably some individual and intrensek factors may be effective in the severity and location of neointimal proliferation which is a reaction to vascular injury.

Özet

AMAÇ: Fokal ve difüz stent restenozlarında klinik, anjiografik ve işlemsel özellikler ile intravasküler ultrason analizinin değerlendirilmesi. GEREÇ VE YÖNTEM: Anjiografik olarak stent lokalizasyonunda %50 ve üzerinde çap darlığı saptanan koroner arter hastalarında 56 stent intravasküler ultrason ile değerlendirildi. Stentin distal ve proksimal kenarları ile distal, orta ve proksimal bölümlerinde stent, lümen ve intimal hiperplazi alanları ile referans lümen alanı ölçüldü. Ortalama ve minimum stent alanları ile lümenin en dar olduğu lokalizasyonda stent alanı belirlendi. Restenotik lezyon uzunluğunun stent uzunluğunun %50'sinden az olması fokal, %50'sinden uzun olması ise difüz restenoz olarak değerlendirildi. BULGULAR: Stentlerin 27'sinde (%48,2) fokal ve 29'unda (%51,8) diffüz restenoz belirlendi. Fokal restenozlar sıklıkla stent proksimali ve proksimal kenarda idi. Klinik, lezyon ve işlemsel özellikler yönünden gruplar arasında farklılık saptanmadı. Fokal restenozlarda ortalama ve minimum stent alanları ile lümenin en dar olduğu lokalizasyondaki stent alanı diffüz restenozlara göre daha fazla olmakla birlikte istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı. Fokal restenozlarda minimum lümen bölgesinde intimal hiperplazi alanının daha geniş olduğu saptandı. Genel olarak restenotik stentlerde minimum stent alanı ile minimum lümen lokalizasyonundaki stent alanı arasında anlamlı farklılık olmamasına rağmen, stent açılımının en az olduğu yerde intimal hiperplazi alanının minimum lümen bölgesine göre anlamlı derecede az olduğu görüldü. SONUÇ: Stent restenozunun başlıca nedeni stent açılımının azlığı değil, intimal proliferasyondur. Maksimum intimal hiperplazi alanı minimum stent alam ile negatif korelasyon göstermektedir. Restenozun fokal veya yaygın oluşu klinik, vasküler ve işlemsel özelliklere bağlı değildir. Muhtemelen stent implantasyonu sırasında oluşan vasküler hasara karşı gelişen intimal proliferasyonun derecesi ve yaygınlığı bireysel ve intrensek faktörlerle ilişkilidir.

Keywords: Anjiyografi,Koroner arteriyoskleroz,Koroner restenoz,Ultrasonografi, girişimsel,Stentler