Journals / MN Kardiyoloji / 1998 / Cilt: 5 - Sayı: 1

Major clinic, hemodynamic and echocardiographic determinants in diagnosis of late pericardial tamponade after cardiac surgery

Açık kalp cerrahisi sonrası gelişen geç perikardiyal tamponad tanısında klinik, hemodinamik ve ekokardiyografik verilerin değeri

Pages
37–43
DOI
—

Abstract

Most of the pericardia! tamponade developed after open heart surgery is regional and therefore clinical presentation and hemodynamic data could be atypical and variable.Between 1993 and 1997, 54 patients who operated due to cardiac tamponade after open heart surgery were retrospectively investigated. Thirteen patients -who developed cardiac tamponade after the 7th postoperative day were accepted a late pericardiaL tamponade. The criteria to include the patients in our retrospective study were;1) clinical suspicion of tamponade, 2)hemodynamic evidence of tamponade, 3)echocardiographic evidence of tamponade, 4)clinical and hemodynamic improvement after intervention. The age of patients ranged from 21 to 74 years. Nine of the patients were operated for valve or anuloaortic pathology and medicated with anticaogulation early after operation. In 13 patients the predominant symptoms were respiratory discomfort with varying degrees and tachycardia. We found that, increased pericardial separation (>10mm) was the most common chocardiographic findings and low urine output was the most sensitive sign for late pericardia tamponade. Also our observance revealed that clinical and hemodynamic abnormalities may not be seen in posteriorly localized effusions. In this situation, echocardiography helped to make the definite diagnosis with showing left ventricular diastolic collapse. Surgical drainage was performed in 12 patients and pericardiosynthesis in one patient. Symptoms were disappeared after intervention in all patients.The late pericardia! tamponade which developed most frequently in patients who had a valve replacement and taken oral anticoagulation therapy, could be presented with atypical and variable signs. Therefore in a patient having unexplained clinical and hemodynamic deterioration, a late pericardial tamponade should always be keep in mind.

Özet

Bu çalışma açık kalp cerrahisi sonrasında ortaya çıkan geç perikardiyal tamponad tanısının konulmasında klinik, hemodinamik ve ekokardiyografık bulguların önemini saptamak amacıyla yapılmıştır. 1993-1997 tarihleri arasında kliniğimizde açık kalp cerrahisi geçiren hastalardan toplam 54 tanesinde kardiak tamponad gelişmiş ve bunlardan postoperatif 7. gün ve sonrasında perikardiyal tamponad gelişen 13 olgu çalışmaya alınmıştır. Olguların çalışmaya alınma kriterleri şunlardı:. 1-Klinik olarak tamponad şüphesi, 2-Tamponadın hemodinamik bulgularının bulunması, 3-Tamponadın ekokardiyografık bulgularının bulunması, 4-Cerrahi ya da perikardiyosentez sonrası klinik ve hemodinamik düzelmenin elde edilmesi. Bu kriterleri içeren 13 hastaya ait klinik, hemodinamik ve ekokardiyografık bulgular değerlendirilmiştir. Geç perikardiyal tamponad gelişen olguların yaş ortalaması 45 'dir (21-74). Operasyondan sonra perikardiyal tamponad gelişimine kadar geçen süre ortalama 11.7 gündür (7-30 gün). 9 hasta kapak veya anüloaortikpatoloji nedeniyle öpere edilmiş ve operasyon sonrası dönemde oral antikoagülan tedavisine başlanmıştır. 13 hastanın yapılan fizik muayenesinde öncelikli semptomun taşipne ,respiratuar distres ve taşikardi olduğu görülmüştür. Artmış perikardiyal seperasyon en sık saptanan ekokardiyografık bulgu, azalmış idrar çıkışı da en sık saptanan klinik bulgu olmuştur. Bu çalışmada göze çarpan bir bulgu da literatürde de belirtildiği gibi kalbin arkasında lokalize olan effüzyonlarm önemli Klinik ve hemodinamik değişikliklere neden olmadığıdır. Bu durumda ekokardiyografı ile sol ventrikülün diastolik kollapsının gösterilmesi kesin tanının konmasını sağlamaktadır. 12 hastada tedavi cerrahi olarak, l hastada ise perikardiyosentez ile yapılmıştır. Girişim sonrasında hastaların tümünde bulgular gerilemiştir. Geç perikardiyal tamponad kapak replasmanı yapılan ve oral antikoagülan tedavi alan hastalarda sıklıkla ortaya çıkabilmekte ve atipik bulgular gösterebilmektedir. Bu nedenle kalp cerrahisi sonrasında açıklanamayan klinik ve hemodinamik bozulmanın meydana geldiği durumlarda geç perikardiyal tamponad daima akla getirilmelidir