Journals / MN Kardiyoloji / 1998 / Cilt: 5 - Sayı: 1

Cardiac and vascular changes in asymptomatic hypertensive patients

Asemptomatik hipertansif hastalarda gelişen kardiyak ve vasküler değişiklikler arasındaki ilişki

Pages
4–10
DOI
—

Abstract

This study -was undertaken to determine the structural changes in the carotid arteries in a group of asymptomatic hypertensive and normotensive adults and to examine the relations to the changes of left ventricular geometry and the presence ofretinopathy. Wall thickness and internal diameters of the common carotid arteries and the presence of atherosclerosis within the extracranial carotid arteries were determined by ultrasound in 38 hypertensive and 13 normotensive patients matched for sex, age, and body mass index. Left ventricular dimensions were determined by echocardiography. The presence of retinopathy was determined by ophtalmologist. Left ventricular mass and carotid wall thickness were found to be higher in hypertensive patients. Left ventricular hypertrophy, carotid atherosclerosis and retinopathy were more prevalent in hypertensive patients. There was a positive correlation between septa! thickness, posterior wall thickness, left ventricular mass index and carotid end-diastolic diameter and also carotid The present study documents that the presence of structural changes in the common carotid arteries in patients with asymptomatic hypertension are in parallel with the findings within the left ventricle and the retina. In conclusion, as a predictor of cardiovascular and cerebrovascular complications in asymptomatic hypertensive patients, follow up of the structural properties of carotid arteries, left ventricle and retina may help to decrease the morbidity and mortality in hypertensive patients.

Özet

Çalışmamızda asemptomatik hipertansif hastalarda, hedef organlardan biri olan karotis arterindeki yapısal değişikliklerin sol ventrikül geometrisindeki değişiklikler ile ve retinopati gelişimi ile olan ilişkilerini araştırdık. Çalışma 38 hipertansif ve 13 normotansif hasta üzerinde yapıldı. Ultrasonografı ile tüm hastaların sol ventrikül boyutları ve ana karotis arterinin internal boyutları ölçüldü. Yine ultrasonografı ile karotis plak oluşumları incelendi. Bütün hastalara göz dibi değerlendirimi yapılarak retinopati gelişimi araştırıldı. Hipertansif hastalarda sol ventrikül ve karotis duvar kalınlıklarının belirgin olarak arttığım saptadık. Sol ventrikül hipertrofısi, karotis aterosklerozisi ve retinopati hipertansiflerde belirgin olarak daha fazla görüldü. İnterventriküler septum kalınlığı, arka duvar kalınlığı ve sol ventrikül kitle indeksi ile karotis diyastol sonu genişliği ve relatif duvar kalınlığı arasında pozitif korelasyon bulundu. Retinopatisi olan hastalarda sol ventrikül hipertrofısi ve karotis aterosklerozisi daha fazla saptandı. Sonuç olarak, asemptomatik hipertansif hastalarda karotis arter yapısında meydana gelen değişikliklerin sol ventrikül geometrisindeki değişiklikler ile ve retinopati gelişimiyle paralel olduğu saptanmıştır. Kardiyovasküler ve serebrovasküler komplikasyonların önhabercisi olarak asemptomatik hipertansif hastalarda, karotis arterinin, sol ventrikülün ve retinanın yapısal özelliklerinin takip edilmesi bize hipertansif hastalardaki morbiditeyi ve mortaliteyi a-zaltabilme imkanı sağlayacaktır.