Journals / MN Kardiyoloji / 2001 / Cilt: 8 - Sayı: 6

The influence of nocturnal blood pressure change (Dipping) on QT dispersion in essential hypertensive patients

Esansiyel hipertansiyonu olan hastalarda nokturnal kan basıncı değişimi varlığının QT dispersiyonu üzerine olan etkisi

Pages
434–437
DOI
—

Abstract

Hypertension and left ventricular hypertrophy are majör cardiovascular risk factors that contribute to increased morbidity and premature mortality. Nondipper hypertensive patients (patients who do not show nocturnal blood pressuer fail have end organ damage more than dipper ones. QT dispersion that is caused by in homogen repolarization of the ventricle predispose individuals to ventricular arrhytmias. Aim of this study is to determine if there is any relationship between the dipping status and QT dispersion in essential hypertensive patients, MATERIAL AND METHODS: 63 patients with essential hypertension are included in this study. Patients were divided into two groups by ambulatory blood pressure monitoring for 24 hours: dippers (n:27) and nondippers (n: 36). Presence of left ventricular hypertrophy is determined with electrocardiography and echocardiography. QT dispersion (QTd) and corrected QT dispersion (QTc) are measured for both groups. RESULTS: There was no difference for the presence of left ventricular hypertrophy between dipper and nondipper hypertensives (p>0.05). QTd and QTcd are found to be longer in nondipper patients than dipper ones (39.16+10.1 vs 30.11±10.0 and 44.69±11.74 vs 34.55+J1.85, respectively, p=0.001) CONCLUSION: QT dispersion is found to be prolonged in nondipper patients when compared with the dipper hypertensives. in our study left ventricular hypertrophy was not responsible for ventricular electrical instability. Measurement of QT dispersion and determining the absence of nocturnal blood pressure fail might be simple, non-invasive procedures to identify those hypertensives at increased risk of sudden death. These subset of patients are more likely to demonstrate severe ventricular dysrhytmias

Özet

Hipertansiyon ve sol ventrikül hipertrojisi artmış kardiyovasküler morbidite ve mortaliteye neden olan majör kardiyovasküler risk faktörlerindendir. Geceleri kan basıncı düşmesi gözlenmeyen "nondipper" hastalarda "dipper" olanlara göre son organ hasarı daha fazla görülmektedir. Ventrikülün homojen olmayan repolarizasyonu sonucunda ortaya çıkan QT dispersiyonu insanlarda ventriküler aritmilere predispozisyon oluşturmaktadır. Bu çalışmanın amacı esansiyel hipertansiyonu olan hastalarda dipping durumu ile QT dispersiyonu arasında ilişki olup olmadığının saptanmasıdır. GEREÇ VE YÖNTEM: Bu çalışmaya esansiyel hipertansiyonlu 63 hasta dahil edildi. Hastalar 24 saatlik ambulatuar kan basıncı takiplerine göre iki gruba ayrıldı: dipper olanlar (n:27) ve nondipper olanlar (n:36). Hastalarda elektrokardiyografi ve ekokardiyografi ile sol ventrikül hipertrojisi varlığı incelendi. QT dispersiyonu (QTd) ve düzeltilmiş QT dispersiyonu (QTcd) süreleri hesaplandı. BULGULAR: Çalışmamızda dipper ve nondipper gruplar arasında sol ventrikül hipertrojisi varlığı açısından farklılık yoktu (p>0.05). QTd ve QTcd nondipper olanlarda dipper olanlara göre belirgin olarak daha uzun saptandı (39.]6±10.1'e karşılık 30.11±10.0 ms ve 44.69±ll.74'e karşılık 34.55±11.85 ms, p=0.001). SONUÇ: Çalışmamızda QT dispersiyonu nondipper hastalarda dipper olanlara göre daha uzun olarak bulundu. Ventrikülün bu elektriksel karasızlığından sol ventrikül hipertrofisinin sorumlu olduğu çalışmamızda gösterilemedi. QT dispersiyonunun hesaplanması ve nokturnal kan basıncı değişimi yokluğunun tespiti basit, girişimsel olmayan bir yolla ani ölüm riski artmış olan hipertansif hastaların saptanmasına olanak sağlamaktadır. Özellikle bu alt gruptaki hastalar artmış ventriküler disritmi riski altındadırlar.

Keywords: Hipertansiyon,Elektrokardiyografi,Hipertrofi, sol ventrikül,Ekokardiyografi