Journals / MN Kardiyoloji / 2004 / Cilt: 11 - Sayı: 1
Regulation of the heart rate in atrial fibrillation: Long-term follow-up results of atrioventricular node ablation and permanent pacemaker implantation
- Journal
- MN Kardiyoloji
- Pages
- 23–28
- DOI
- —
Abstract
Aim: Atrial fibrillation (AF) is the most frequent symptomatic incessant tachycardia and causes considerable mortality and morbidity. Radiofrequency ablation of the atrioventricular node and implantation of permanent pacemakers appear to be a good alternative when pharmacological therapies are insufficient in control of ventricular rate. In this study, we aimed to present the long-term clinical and laboratory follow-up results of our patients with AF with rapid conduction to ventricles who underwent radiofrequency ablation of the atrioventricular (AV) node and implantation of permanent pacemakers because of lack of response to pharmacological therapies. Material and Methods: A total of 23 patients, aged 59±18 years, ranging between 42-72, 12 males and 11 females, were studied. AV node ablation was done on the right side in 21 cases, whereas in 2 cases ablation was achieved at the left anteroseptal region with a retrograde transaortic approach because of failure of the usual right-sided approach. Mean procedural time was 60±22 minutes, fluoroscopy time 22±10 minutes and RF duration 140±45 seconds. Appropriate permanent pacemakers were implanted in the same session after successful AV node ablation. Patients' pacemaker modes were selected as VVIR for chronic AF and DDDR for paroxysmal AF. Pulse rates were set to 90 bpm for the initial 1.5 months. Results: After the procedure, significant improvements were observed in terms of echocardiographically determined ejection fraction (%48±8 vs %59±6, p<0.001), quality of life (2.7±0.2 vs 3.1±0.2, p<0.001) and treadmill exercise testing (6±2 min vs 13±3 min, p<0.001) parameters. No early or late complications were observed in the follow-up period of 22±11 months. Conclusion: According to our results, ablation of the AV node and implantation of permanent pacemakers provides reliable and acceptable symptomatic and laboratory improvement in these patients. It can be used as a reliable alternative treatment modality in patients with AF unresponsive to pharmacological therapies.
Özet
Amaç: Atrial fibrilasyon (AF), günümüzde en sık gözlenen semptomatik sürekli taşikardi olup önemli bir mortalite ve morbidite sebebidir. Ventrikül hızının kontrolünde farmakolojik girişimlerin yetersiz kaldığı durumlarda, radyofrekans (RF) kateter ablasyon yöntemiyle atrioventriküler (AV) nod ablasyonu ve kalıcı pacemaker implantasyonu iyi bir alternatif tedavi yaklaşımı gibi görünmektedir. Çalışmamızda, farmakolojik tedaviye yanıtsız yüksek ventrikül cevaplı AF nedeniyle, AV nod ablasyonu ve kalıcı pacemaker implantasyonu (AVNA-KPİ) uyguladığımız hastaların, uzun dönem klinik ve laboratuar takip sonuçlarını sunmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya 19'u kronik AF ve 4'ü paroksismal AF olmak üzere yaşları 42-72 arasında değişen (ortalama yaş 59±18 yıl), 12 (%52)'si erkek toplam 23 hasta alındı. AV nod ablasyonu 21 olguda, sağ endokardial yaklaşımla yapılırken 2 olguda, sağ yaklaşım başarısız olması sebebiyle, retrograd transaortik yaklaşımla sol anteroseptal bölgede başarılı olunabildi. Ortalama işlem süresi 60±22 dk, floroskopi süresi 22±10 dk ve RF süresi de 140±45 sn idi. AV nod ablasyon işlemi sonrası aynı seansda, kronik AF'li olgulara VVI-R tipi, paroksismal AF'li olgulara ise DDD-R tipi kalıcı pacemaker implante edildi. Pacemaker'ler işlem sonrası 1.5 ay süreyle 90 vuru/dk'ya ayarlandı. Bulgular: AVNA-KPİ işlemi sonrası, olguların ekokardiyografik olarak saptanan sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonunda (%48±8'e karşı %59±6, p<0.001), yaşam kalitelerinde (2.7±0.2'e karşı 3.1±0.2, p<0.001) ve treadmil egzersiz testi sürelerinde (6±2dk.'ya karşı 13±3dk. p<0.001) belirgin düzelme kaydedildi. 22±11aylık takip dönemi boyunca hiçbir olguda, işleme bağlı erken veya geç komplikasyon gözlenmedi. Sonuç: Çalışmamızın sonuçlarına göre hastalarda, AVNA-KPİ belirgin düzeyde semptomatik ve laboratuar iyileşme sağlamaktadır. Farmakolojik yöntemlerle kontrol altına alınamayan AF olgularında, güvenilir bir alternatif tedavi yöntemi olarak düşünülebilir.