Journals / MN Kardiyoloji / 2019 / Cilt: 26 - Sayı: 1

Relationship Between Coronary Artery Calcium Score and New Marker Monocyte-to-High-Density Lipoprotein Cholesterol Ratio

Yeni Bir Belirteç Olan Monosit-Yüksek Yoğunluklu Lipoprotein Kolesterol Oranının Koroner Kalsiyum Skoru İle İlişkisi

Pages
20–26
DOI
—

Abstract

Objective: It is well known that atherosclerosis is strongly associated with chronic inflammation. Monocyte-to-high-density lipoprotein cholesterol ratio has been recently suggested as a predictor of inflammation and adverse cardiac events. The aim of the study is to in- vestigate the relationship between coronary artery calcium score and monocyte-to-high-density lipoprotein cholesterol ratio. Material and Method: Clinical records of 243 patients who underwent coronary computed tomographicy angiography due to the pres- ence of angina-like symptoms were retrospectively investigated. Patients were divided into two group; patients having coronary artery disease and normal coronary arteries. Clinical characteristics, coronary artery calcium score and biochemical parameters were recorded. Monocyte-to-high-density lipoprotein cholesterol ratio was calculated and it was tested whether there is a correlation between mono- cyte-to-high-density lipoprotein cholesterol ratio and coronary artery calcium score. Results: Monocyte-to-high-density lipoprotein cholesterol ratio levels were significantly higher in patients with coronary artery disease (n=124) than in those with normal coronary arteries (n=119) (13.6±5.5 vs 10.2±3.6, p<0.001). In addition coronary artery calcium score is possitively corralated with monocyte-to-high-density lipoprotein cholesterol ratio (r=0.279, p <0.001). Conclusion: Monocyte-to-high-density lipoprotein cholesterol ratio values were increased in patients with coronary artery disease monocyte-to-high-density lipoprotein cholesterol ratio was positively correlated with coronary artery calcium score which is a well- known indicator for coronary artery disease. Because several factors may affect monocyte count further prospective studies are needed.

Özet

Amaç: Aterosklerozun patogenezinde kronik enflamatuvar sürecin rolü iyi bilinmektedir. Son yıllarda monosit-yüksek dansiteli lipopro- tein kolesterol oranının enflamasyon ve kardiyak istenmeyen olayların bir göstergesi olduğu gösterilmiştir. Bu çalışmada koroner arter kalsiyum skoru ile monosit-yüksek dansiteli lipoprotein kolesterol oranı arasındaki ilişkiyi değerlendirmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Anjina ve benzeri şikayetler nedeniyle koroner bilgisayarlı tomografik anjiyografi çekilen 243 hastanın medikal kayıt- ları geriye dönük olarak incelendi. Hastalar iki grupta değerlendirildi; koronerlerde herhangi bir derecede lüminal darlık olanlar koroner arter hastalığı grubunda, olmayanlar ise normal koroner arter grubunda sınıflandı. Hastaların klinik özellikleri, koroner arter kalsiyum skoru, biyokimyasal ve hematolojik parametreleri kaydedildi. Monosit-yüksek dansiteli lipoprotein kolesterol oranı değeri hesaplanarak bu değerin koroner arter kalsiyum skoru ile ilişkisi incelendi. Bulgular: Koroner bilgisayarlı tomografik anjiyografi sonuçlarına göre koroner arter hastalığı grubunda 124 ve normal koroner arter gru- bunda 119 birey vardı. Monosit-yüksek dansiteli lipoprotein kolesterol oranı koroner arter hastalığı grubunda anlamlı olarak daha yük- sekti (13,6±5,5’e karşı 10,2±3,6, p<0,001). Yapılan korelasyon analizinde koroner arter kalsiyum skoru ile monosit-yüksek dansiteli lipop- rotein kolesterol oranı (r=0,279, p<0,001) arasında pozitif korelasyon gösterildi. Sonuç: Monosit-yüksek dansiteli lipoprotein kolesterol oranı koroner arter hastalığı grubunda anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur. Koroner aterosklerozun iyi bir göstergesi olan koroner arter kalsiyum skoru ile monosit-yüksek dansiteli lipoprotein kolesterol oranı ara- sında anlamlı pozitif bir korelasyon gösterilmiştir. Monosit seviyesinin çok çeşitli faktörlerden etkilenebileceği de düşünülürse bu konuda geniş kapsamlı ileri prospektif çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.