Journals / MN Kardiyoloji / 2001 / Cilt: 8 - Sayı: 4

Reflection of new treatment modalities into clinical practice in heart failure

Konjestif kalp yetmezliğinde tedavi profillerindeki değişikliklerin klinik uygulamaya yansıması

Pages
250–253
DOI
—

Abstract

AIM: In heart failure secondary to systolic dysfunction, other than well-established treatment agents (digitalis, angiotensin converting enzyme inhibitors, diuretics) some beta blockers and spironolactone proved themselves as mortality and morbidity reducing agents in heart failure recently. In this study we aimed to search for reflection of clinical research into clinical practice especially in terms of spironolactone and beta blockers. MATERIAL AND METHOD: From May 2000 to October 2000, we evaluated heart failure patients referred for hospitalisation or controlled in outpatient clinics. To be included, patients had to have a previous diagnosis of heart failure due to systolic dysfunction and an ejection fraction (EF) of less than 40 % with echocardiography or angiocardiography or with radionuclide methods. We noted their diagnosis, medical regimen, laboratory tests and changes in their therapy. RESULTS: There were 70 patients aged 22-83 in the study group. The patients were evaluated in two groups : outpatient clinics and hospitalised patients. Hospitalised patients had lower EF and were older than outpatient ones (% 26.8±6.2 vs % 29.2±6.9 and 62.6±9.4 vs 58.4±12.1 respectively, p<0.01 ve p<0.01). There were 34 outpatient clinics patients and 36 hospitalised patients. Digitalis was used in 27/34 (79.4 %) vs 27/36 (75 %), ACE inhibitors 21/34 (61.8 %) vs 18/36 (50 %), furosemide 19/34 (55.8 %) vs 23/36 (63.8 %), beta blockers 6/34 (17.6 %) vs 6/36 (16.6 %), spironolactone 8/34 (23.5 %) vs 14/36 (38.9 %) respectively. Changes in medical regimen were as follows ; for outpatient clinics, 3 were added digitalis (8.8 %), 8 furosemide (23.5 %), 4 ACE inhibitors (11.7 %), 9 beta blockers (26.4 %), 10 spironolactone (29.4 %). For hospitalised patients 28 (77.7 %) were initiated iv furosemide and/or inotrope infusion. Additionally, 7 patients were added digitalis (19.4 %), 9 furosemide (25 %), 8 ACE inhibitor s (22.2 %), 5 beta blockers (13.8 %) and 12 spironolactone (33.3 %). CONCLUSION: Most frequently employed agents for heart failure are digitalis, ACE inhibitors and loop diuretics. We think that especially beta bloker usage (even for outpatient clinics representing a stable group) is lower than that could have been achieved. Spironolactone seems to have found a wider application especially in hospitalized patients with respect to beta blockers.

Özet

AMAÇ: Sistolik disfonksiyona sekonder kalp yetmezliğinde yerleşmiş tedavi ajanlarından (digital, diüretik, anjiotensin konverting enzim inhibitörü) başka son yıllarda bazı beta blokerler ve spironolakton mortalite ve morbidite azaltıcı yeni ilaçlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmada, önemli kalp yetmezliği ilaç çalışmalarının, klinik uygulamaya yansımasını değerlendirmek amacıyla kalp yetmezliği tedavi profillerini ve özellikle beta bloker ve spironolakton kullanım sıklığını araştırdık. GEREÇ VE YÖNTEM: Mayıs 2000- Ekim 2000 tarihleri arasında çeşitli merkezlerden kliniğimize refere edilen, polikliniğimize başvuran, radyonüklid, ekokardiyografik veya anjiokardiografik olarak ejeksiyon fraksiyonu % 40'ın altında olduğu bilinen ve daha önce kalp yetmezliği tanısı almış hastaların kullandığı medikasyon, tanıları, laboratuar bulguları ve yapılan ilaç değişiklikleri detaylı olarak kaydedildi. BULGULAR: Yaşları 22-83 arası değişen, 23'ü kadın toplam 70 hasta incelendi. Hastalar poliklinik hastası ve yatan hastalar olarak 2 gruba ayrıldı. Yatan hastaların EF değerleri daha düşük yaş ortalaması daha fazla idi (%26.8±6.2 - %29.2±6.9 ve 62.6±9.4 - 58.4±12.1, p<0.01 ve p<0.01). Otuzdört poliklinik ve 36 yatan hasta kaydı değerlendirildi. Digital kullanımı 27/34 (%79.4)-27/36 (%75), ACE inhibitörü kullanımı 21/34 (%61.8)-18/36 (%50), furosemid kullanımı 19/34 (%55.8)-23/36 (%63.8), beta bloker kullanımı 6/34 (%17.6)- 6/36 (% 16.6), spironolakton kullanımı ise 8/34 (%23.5)-14/36 (%38.9) hastada izlendi. Medikasyon değişikliği olarak, poliklinik hastalarından 3 hastaya digital (%8.8), 8 hastaya furosemid (%23.5), 4 hastaya ACE inhibitörü (%11.7), 9 hastaya beta bloker (% 26.4) , 10 hastaya spironolakton (%29.4) eklendiği görüldü. Yatan hastaların 28'ine (%77.7) iv furosemid ve/veya inotrop infüzyon eklendi. Ek olarak 7 hastaya digital (%19.4), 9 hastaya furosemid (%25), 8 hastaya ACE inhibitörü (%22.2), 5 hastaya beta bloker (%13.8), 12 hastaya ise spironolakton eklendiği (%33.3) izlendi. SONUÇ: Kalp yetmezliği tedavisinde en sık kullanılan ajanlar digital, loop diüretiği, ve ACE inhibitörleridir. Özellikle beta bloker kullanımının (daha stabil olan poliklinik grubu dahil) henüz yeterli düzeylerde olmadığı düşünüldü. Spironolaktonun ise özelikle yatırılan hastalarda beta blokerlere kıyasla daha fazla kullanım sahası bulduğu görüldü.

Keywords: Kalp yetmezliği, konjestif,Adrenerjik beta-antagonistleri,İlaç değerlendirmesi,İlaç kullanımı,Spironolakton