Journals / MN Kardiyoloji / 2003 / Cilt: 10 - Sayı: 4
Our synchronized coronary revascularization and mitral valve replacement procedures
- Journal
- MN Kardiyoloji
- Pages
- 295–299
- DOI
- —
Abstract
Aim: Combined coronary revascularization and mitral valve replacement operations are performed more frequently. To evaluate the morbidity and mortality it's important to know risk factors of the operation. Material and Methods: We performed coronary revascularization combined with mitral valve replacement in 36 cases between 2001 March and 2003 February in our clinics. 16 them (44.4%) were women and 20 were men (55.6%) and average age was 58.7 (ranged between 43 and 78). According to NYHA classification 31 cases was in class III-IV (86.1%). Six cases had a myocardial infarction history (16.6%). In all cases LIMA was used as a graft for LAD. There wasn't any coronary revascularization patient who needs mitral valve repair. Results: Hospital mortality rate was 2.7% with 1 case. This patient was got-off from the pump despite high dose inotropic and IABP support and died due to severe low cardiac output. During early period 2(5.5%) cases went under mediastinal re-exploration for hemorrhage. In late period one (2.7%) patient died due to respiratory and congestive failure. Average follow-up was 10.8 months (between 1 and 22 months). 30 (88.2%) of the survivers were regressed to class I and others were in class II functionally during follow-up. Conclusion: Early postoperative risk factors must be evaluated if mitral valve replacement is planned with coronary revascularization. We believe that positive factors on early and late period mortality are convenient surgical technique myocardial protection and optimal hemodynamic support.
Özet
Amaç: Günümüzde kombine koroner revaskülarizasyon ile eşzamanlı mitral kapak replasmanı cerrahisi giderek artan sayıda yapılmaya başlanmıştır. Bu tür girişimlerdeki mortalite ve morbiditeyi öngörmede, girişimle ilgili risk faktörlerini bilmek önem taşımaktadır. Gereç ve Yöntem: Mart 2001 ile Şubat 2003 tarihleri arasında kliniklerimizde aynı ekip tarafından 36 olguya koroner revaskülarizasyonla birlikte mitral kapak replasmanı uygulandı. Hastalarımızın 16'sı (%44.4) kadın ve 20'si (%55.6) erkek olup yaş ortalaması 58.7 (dağılımı 43-78 arası) yaş idi. NYHA sınıflamasına göre 31 (%86.1) olgumuz class III-IV arasındaydı. Geçirilmiş miyokard enfarktüsü 6(%16.6) olgumuzda mevcuttu. Tüm olgularımızda sol ön inen koroner artere greft olarak sol internal mammarian arter kullanıldı. Mitral kapak onarımı uygulanabilecek yapıda mitral patolojisi olan hasta bulunmamaktaydı. Bulgular: Hastane mortalitemiz 1 olgu ile %2.7 olarak gerçekleşti. Bu olgu yüksek doz inotrop ve intraaortik balon pompası desteği ile pompadan çıkabilen, ancak erken dönemde devam eden ciddi derecede düşük kalp debisi ile kaybedilen hastamızdı. Erken dönemde 2 olguda (%5.5) kanama nedeniyle mediastinal re-eksplorasyon uygulandı. Geç dönemde ise 2. ayda 1(%2.7) olgu konjestif yetmezlik ve solunum disfonksiyonu nedeniyle kaybedildi. İzlem süremiz ortalama 10.8 ay olup 1-22 ay arasındaydı. Yaşayan olguların 30'u (%88.2) class I'e gerilemişken diğerleri de class II olarak bulgulandı. Sonuç: Erken preoperatif risk faktörlerinin değerlendirimi mitral kapak replasmanı ile eşzamanlı koroner revaskülarizasyon planlanan olgularda birinci koşul olmalıdır. Optimal hemodinamik destekle uygulanan iyi bir cerrahi teknik ve miyokardın yeterince korunabilmesinin erken ve geç dönem mortaliteyi olumlu yönde etkileyen başlıca faktörler olduğu görüşündeyiz.