Journals / MN Kardiyoloji / 2003 / Cilt: 10 - Sayı: 4

Placement of single lead implantable cardioverter-defibrillators (ICD): Cephalic cut-down versus subclavian puncture

Tek lead'li implante edilebilir kardiyoverter-defibrilatör (ICD) implantasyonu: Setalik cut-down ve subklavyan ponksiyonun karşılaştırılması

Pages
272–276
DOI
—

Abstract

Aim: Subclavian approach remains the dominant method for ICD lead implantation worldwide. We investigated the outcomes of cephalic and subclavian approach for single ICD lead placement. Materials and Methods: Among 88 single lead ICD implantations, cephalic vein was searched for by cut-down, in all. When unsuccessful, subclavian vein puncture was performed. Results: Leads were placed directly (69.3%) or with introducer (4.5%) through cephalic vein. Subclavian access was used in 26.1%. One patient (1.5%) in cephalic vein group had arm swelling and 1 patient (4.3%) in subclavian vein group had pneumothorax as early complications (p=0.457). Two patients died few days after implantation (1 pulmonary embolism, 1 cardiogenic shock). Eighty-four patients were followed-up for 26±17 months. Lead related long-term complications were seen in 6.6% in cephalic vein group. New lead placement or reprogramming was performed in those. No late complication was observed in subclavian vein group (p=0.571). There was no statistically significant difference between groups for whole complications (n=5, 8.2% and n=1, 4.3% respectively, p=1.0). However, in patients with long term lead complications, mean lead diameters were larger than in the patients without complications (3.25±0.17 vs 2.96±0.28 mm, respectively; p=0.046). Conclusion: In majority, leads were placed by cephalic approach. During follow-up, all lead problems were seen in this group but the difference was not statistically significant. Mean lead diameters were larger in patients with long-term complications.

Özet

Amaç: ICD lead yerleştirilmesi için dünyanın bir çok yerinde subklavyan vene ponksiyon metodu kullanılmaktadır. Çalışmamızda tek lead'li ICD implantasyonunda sefalik ve subklavyan yaklaşımın sonuçlarının karşılaştırılması amaçlandı. Gereç ve Yöntem: ICD implantasyonu yapılan 88 hastanın hepsinde öncelikle sefalik ven arandı. ICD lead'inin sefalik ven aracılığıyla yerleştirilemediği durumlarda subklavyan vene ponksiyon yapıldı. Bulgular: Lead'lerin %69.3'ü direkt olarak, %4.5'i introducer yardımı ile sefalik ven aracılığıyla yerleştirildi. Subklavyan ven ponksiyonu hastaların %26.1'inde yapıldı. Erken dönem komplikasyon olarak sefalik ven grubundaki hastaların birisinde (%1.5) kolda şişme görüldü ve subklavyan ponksiyon grubundaki hastaların birisinde (%4.3) pnömotoraks görüldü (p=0.457). İmplantasyonu takiben birkaç gün içinde iki hasta öldü (1 pulmoner emboli, 1 kardiyojenik şok). Seksen dört hasta 26±17 ay boyunca takip edildi. Lead ile ilgili uzun dönem komplikasyon sefalik ven grubu hastalarının %6.6'sında görüldü. Bu hastalarda yeni lead implantasyonu veya yeniden programlama yapıldı. Subklavyan ponksiyon grubunda uzun dönem komplikasyon görülmedi (p=0.571). Tüm komplikasyonlar göz önüne alındığında da gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı (sırasıyla, %8.2 ve %4.3; p=1.0). Uzun dönem lead komplikasyonu görülen hastaların ortalama lead çapları komplikasyon görülmeyen hastalara nazaran daha fazla bulundu (sırasıyla, 3.25±0.17 ve 2.96±0.28 mm; p=0.046). Sonuç: Hastaların çoğunda ICD lead'i sefalik yaklaşımla yerleştirilmiştir. Takipte, tüm lead problemleri bu grupta görülmesine rağmen, fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Uzun dönem lead komplikasyonu görülen hastalarda ortalama lead çapları daha fazla bulunmuştur.

Keywords: Ameliyat sonrası komplikasyonlar,Kalp damar cerrahi işlemleri,Venöz damar açımı,Defibrilatör, takılabilir,Protezler ve implantlar