Journals / MN Kardiyoloji / 2002 / Cilt: 9 - Sayı: 6

Correlation of admission ECG with in-hospital outcome and need for revascularization in acute non-Q wave myocardial infarction

Q-dalgasız miyokart infarktüsünde başvuru EKG'sinin hastane içi seyir ve revaskülarizasyon gereksinimiyle olan bağlantısı

Pages
383–387
DOI
—

Abstract

AIM: Aim of this study is to assess the short-term (in-hospital) risk of acute non-Q wave myocardial infarction by admission electrocardiography. Correlation between severity and extension of coronary artery disease, need for revascularization and ECG findings will also be investigated. MATERIAL AND METHODS: 76 patients with acute non-Q wave MI were included in this study. Admission electrocardiographic findings (ST segment depression, T wave inversion, non-specific ECG findings etc.) were noted. All patients were analyzed by coronary angiography for severity and extension of coronary artery disease. Ejection fraction of two thirds of patients were determined. End points were death, reinfarction, recurrent angina, congestive heart failure and arrhytmias. RESULTS: End points were reached in 21 (27.6%) of patients. In-hospital complications increased in ST segment depression group. All of death and congestive heart failure end points were also observed in ST segment depression patients. The patients who had a complicated course were older than those who showed a good outcome (mean ages were 64.7±10.3 vs 58.2±11.0, p=0.02). There was no definite correlation between ECG findings and coronary angiographic severity of atherosclerosis. High CKMB levels and low ejection fraction had also been found in the ST segment depression goup (p<0.05, p<0.05). CONCLUSION: Our results suggest that admission electrocardiography is a practical tool for risk stratification for acute non-Q wave myocardial infarction patients. According to our findings, patients with older age and ST segment depression are more prone to adverse cardiac events in the near future. Early coronary angiography and revascularization methods in these subsets of patients may positively affect short-term prognosis.

Özet

AMAÇ: Bu çalışmada, akut Q-dalgasız miyokart infarktüsü (Mİ) geçiren hastalarda hastaneye başvuru elektrokardiyogramına göre kısa dönemde (hastane içi) risk belirlemesi yapılması amaçlanmıştır. Ayrıca koroner arter hastalığının yaygınlığı ve revaskülarizasyon gereksiniminin kabul EKG'siyle bağlantısının olup olmadığı araştırılmıştır. GEREÇ VE YÖNTEM: Akut Q-dalgasız Mİ tanısı ile izlenen 76 hasta çalışmaya alındı. Kabul elektrokardiyogramındaki bulguların tipi (ST segment çökmesi, T dalga değişiklikleri, spesifik olmayan EKG değişiklikleri vb) not edildi. Hastalara taburcu olmadan önce ortalama olarak 4-7. günlerde koroner anjiografi yapıldı. Hastaların yaklaşık olarak üçte ikisinin ejeksiyon fraksiyonları ölçüldü. Son nokta olarak ölüm, reinfarktüs, tekrarlayıcı angina, konjestif kalp yetmezliği ve aritmi varlığı kabul edildi. BULGULAR: Hastaların 21 (%27.6)'inde son nokta olan komplikasyonlara ulaşıldı. EKG'de ST segment çökmesi olan hastalarda hastane içi komplikasyonlarda artış izlendi. Aynı şekilde ölen hastaların tamamı ST segment çökmesi ile prezente olan hastalardı. Komplikasyon gelişen hastalar olmayanlara göre daha yaşlıydılar (64.7±10.3'e karşılık 58.2±11.0, p=0.02). EKG bulguları ile koroner anjiografik bulgular arasında bağlantı saptanamadı. ST segment çökmesi ile gelen hastalarda zirve CKMB düzeylerinin daha yüksek, ejeksiyon fraksiyonlarının da daha düşük olduğu izlendi (p<0.05 ve p<0.05). SONUÇ: Sonuç olarak akut Q-dalgasız Mİ geçirmekte olan hastaların hastaneye kabülünde alınacak bir EKG ile çok pratik bir şekilde hastane içi risk belirlemesi yapılabilir. Çalışmamızda elde ettiğimiz bulgulara göre yaşlı olan ve ST segment çökmesi saptanan hastalar, özellikle yakın gelecekteki (hastane içi) kardiyak olaylar açısından risk altındadırlar. Bu hastalarda erken koroner anjiografi ile revaskülarizasyon yöntemleri prognozu olumlu yönde etkileyecektir.

Keywords: Miyokard enfarktüsü,Elektrokardiyografi,Koroner arteriyoskleroz,Risk değerlendirmesi,Seyir,Miyokardiyal revaskülarizasyon