Journals / MN Kardiyoloji / 2003 / Cilt: 10 - Sayı: 6

The assessment of echocardiographic findings in normotansive and hypertensive patients with chronic renal failure

Normotansif ve hipertansif kronik böbrek yetmezliği hastalarının ekokardiyografik bulgularının değerlendirilmesi

Pages
447–452
DOI
—

Abstract

Aim: Chronic renal failure (CRF) influences cardiovascular system significantly. It has been seen that hypertension accompanying CRF increases cardiovascular mortality and morbidity. In this study, we aimed to investigate the cardiac morphologic and functional changes echocardiographically in normotensive and hypertensive patients with chronic renal failure undergoing regular hemodialysis. Materials and Methods: Thirty-five hypertensive (22 men, 13 women; mean age: 34.4±8.6 years) and 21 normotansive (13 men, 8 women; mean age: 32.3±9.4 years) patients undergoing hemodialysis were included in the study. Systolic and diastolic functions and dimensions of the left ventricle and cardiac valves were evaluated by echocardiography. We measured standard Doppler parameters (early diastolic (E) velocity, late diastolic (A) velocity, E/A ratio, E deceleration time (DT) and isovolumetric relaxation time (IVRT)) and tissue Doppler (TDI) parameters (mitral annular early diastolic (Em) velocity, mitral annular late diastolic (Am) velocity, Em/Am ratio). Results: Left ventricular hypertrophy in 28, icy glass appearance of myocardium in 10, valve calcification in 10, valve regurgitation in 18, pericardial effusion in 4 and left ventricular systolic dysfunction in 3 of the hypertensive patients with CRF were detected echocardiographically. On the other hand, we detected left ventricular hypertrophy in 8, valve regurgitation in 5, valve calcification in 3, pericardial effusion in 2, icy glass appearance of myocardium in 3 and left ventricular systolic dysfunction in 1 of the normotensive patients. Diastolic functions were impaired in both of the two groups. But the impairment in both transmitral and TDI parameters of the hypertensive group was more prominent than those of the normotensive group. Moreover, left ventricular diastolic dysfunction was established in 26 (74%) patients of the hypertensive group whereas it was established in 8 (38%) patients of the normotensive group (p=0.005). Conclusion: Among patients with CRF, cardiac morphological and functional impairment are seen in hypertensive group more frequently compared to the normotensive group. Thus we suggest that hypertensive patients with CRF should be followed up closely for blood pressure regulation

Özet

Amaç: Kronik böbrek yetmezliği (KBY) kardiyovasküler sistemi önemli oranda etkilemektedir. KBY'ine hipertansiyon eşlik ettiğinde hastalardaki morbidite ve mortalitenin arttığı görülmüştür. Bu çalışma, düzenli hemodiyalize giren kronik böbrek yetmezlikli normotansif ve hipertansif hastalarda kalpte meydana gelen yapısal ve fonksiyonel değişiklikleri ekokardiyografik olarak değerlendirmek amacı ile planlandı. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya, düzenli olarak diyalize giren 35 hipertansif (13 kadın, 22 erkek, yaş ortalaması= 34.4±8.6 yıl) ve 21 normotansif (8 kadın, 13 erkek, yaş ortalaması=32.3±9.4 yıl) toplam 56 hasta dahil edildi. Ekokardiyografi ile özellikle sol ventrikül boyutları, sistolik ve diyastolik fonksiyonları ile kapak yapıları değerlendirildi. Standart Doppler parameteleri (erken diyastolik (E) dalga hızı, geç diyastolik (A) dalga hızı, E/A oranı, E deselerasyon zamanı (DT), izovolumetrik relaksasyon zamanı (IVRT) ile doku Doppler (TDI) parametreleri (mitral anulus erken diyastolik dalga hızı (Em), mitral anulus geç diyastolik dalga hızı (Am), Em/Am oranı) ölçüldü. Bulgular: Ekokardiyografik değerlendirilmede hipertansif KBY'li hastalardan, 28 olguda sol ventrikül hipertrofisi, 10 olguda miyokartta buzlu cam görünümü, 10 olguda kapak kalsifikasyonu, 18 olguda kapak yetersizliği, 4 olguda perikardiyal efüzyon, 3 olguda sol ventrikül sistolik fonksiyon bozukluğu saptandı. Normotansif grupta ise 8 olguda sol ventrikül hipertrofisi, 5 olguda kapak yetersizliği, 3 olguda kapak kalsifikasyonu, 2 olguda perikardial efüzyon, 3 olguda buzlu cam görünümü, 1 olguda bozuk sol ventrikül fonksiyonu saptandı. Her iki grupta da diyastolik fonksiyonlarda bozulma mevcuttu. Ancak hipertansif grupta hem transmitral hem de TDI parametrelerindeki bozulma normotansif gruba göre daha belirgin idi. Ayrıca hipertansif grupta 26 (%74) hastada diyastolik disfonksiyon saptanır iken normotansif grupta 8 (%38) hastada saptandı (p=0.005). Sonuç: KBY'li hastalarda kalbin hem yapısal hem de fonksiyonel etkilenmesi hipertansif grupta, normotansif gruba göre daha fazla izlenmektedir. Bu nedenle özellikle hipertansif olan KBY'li hastaların daha sıkı kan basıncı takip ve tedavilerinin yapılması gerektiği kansındayız.

Keywords: Ekokardiyografi,Renal diyaliz,Hipertansiyon,Böbrek yetmezliği, kronik