Journals / Okmeydanı Tıp Dergisi / 2015 / Cilt: 31 - Sayı: 1

Distribution and Antifungal Susceptibilities of Candida Species Isolated from Different Clinical Specimens

Çeşitli Klinik Örneklerden İzole Edilen Kandida Türlerinin Dağılımı ve Antifungal Duyarlılıkları

Pages
13–17
DOI
—

Abstract

In this study; we aimed to determine the identification of yeasts from the samples of the patients that come from different clinics and also we aimed to perform the antifungal susceptibility testing of yeasts. Material and Methods: Antifungal susceptibility test results of yeasts that were isolated from 69 samples of the patients that come from different clinics to our microbiology laboratory during the period January 2012 and December 2012 were evaluated. The yeasts identified by germ tube test, cornmeal tween 80 and VITEC 2 Compact (Biomerieux, France) yeast identification system. The antifungal susceptibility tests were performed for amphotericin B, flucytosine, fluconazole and voriconazole by using VITEC 2 Compact system.Results: In this study yeast was isolated from totally 69 clinical samples; 37 from wound, 23 from urine, 5 from blood and 4 from sputum. Among these isolates; 49 (% 71) of the yeasts were determined as C.albicans which was the most common yeast followed by; 6 C.tropicalis (% 8.7), 6 C.glabrata (% 8.7), 5 C.parapsilosis (% 7.3), 2 C.dubliniensis (% 2.9), and 1 C.guilliermondi (% 1.4). According to the results of antifungal susceptibility tests; no resistance was detected against flucytosine. Resistance for voriconazole was detected in 2 C.glabrata isolates (% 10) and 1 C. parapsilosis isolate (% 5).The resistance for fluconazole was detected in 2 C.albicans isolates (% 4),1 C.glabrata isolate (% 5) and 1 C.tropicalis isolate (% 5). Additionally, in 2 C.glabrata (% 10), 1 C.parapisilosis (% 5) and 1 C.dubliniensis (% 5) isolates resistant to amphotericin B was detected.Conclusion: In conclusion; risk for candida infections is in increasing trend parallel with continuous increase in the patient population. Therefore; we concluded that, epidemiological studies for the identification of candida species and antifungal susceptibility testing of new antifungal agents must be done

Özet

Bu çalışmada, S.B. Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesi mikrobiyoloji laboratuvarına gönderilen farklı örneklerin kültürlerinden soyutlanan kandida suşlarının tür düzeyinde tiplendirilmesi ve pratik uygulamada sıklıkla kullanılan antifungal ilaçlara duyarlılık durumlarının belirlenmesi amaçlanmıştır.Gereç ve Yöntemler: Bu çalışmada, Ocak 2012 ve Aralık 2012 tarihleri arasında S.B. Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesi mikrobiyoloji laboratuvarına gönderilen hasta örneklerinden, maya mantarı soyutlanan toplam 69 klinik örnek incelemeye alındı. Çalışmaya alınan örneklerden soyutlanan kandida türlerine germ tüp testi uygulanmış ve Mısır Unu-Tween 80 Agar besiyerindeki mikroskopik görünümü incelenmiştir. Ayrıca; VITEC 2 Compact (Biomerieux, France) sistemi ile identifikasyon kartları ve antifungal duyarlılık kartları kullanılarak; tür düzeyinde tanımlama ve Amfoterisin B, Flusitozin, Flukonazol ve Vorikonazol'e karşı duyarlılık durumları araştırılmıştır. Bulgular: Bu çalışmada; 37'si yara, 23'ü idrar, 5'i kan ve 4'ü balgam olmak üzere toplam 69 klinik örnekte maya mantarı izole edildi. Elde edilen bu izolatların; 49'u C. albicans (% 71,0), 6'sı C. tropicalis (% 8,7), 6'sı C. glabrata (% 8,7), 5'i C. parapisilosis (% 7,3), 2'si C. dubliniensis (% 2,9) ve 1'i C. guilliermondii (% 1,4) olarak tanımlandı. Antifungal duyarlılık testlerinde; flusitozine izolatların hiçbirinde direnç saptanmamıştır. İki C. albicans izolatında (% 4), bir C. glabrata (% 5) ve bir C. tropicalis (% 5) izolatında flukonazole direnç saptanmıştır. İki C. glabrata (% 10) ve bir C. parapisilosis (% 5) izolatında vorikonazole direnç saptanmıştır. Ayrıca; iki C. glabrata (% 10), bir C. parapisilosis (% 5) ve bir C. dubliniensis (% 5) izolatında amfoterisin B'ye direnç saptanmıştır.Sonuç: Sonuç olarak, kandida infeksiyonları için risk teşkil eden hasta populasyonunun sürekli artmasına paralel olarak, kandida türlerinin tanımlanması için epidemiyolojik çalışmaların ve yeni antifungal ajanları da içeren antifungal duyarlılık testlerinin yapılması gerekliliği düşüncesine varılmıştır