Dergiler / NAZARİYAT İslâm Felsefe ve Bilim Tarihi Araştırmaları Dergisi / 2019 / Cilt: 5 - Sayı: 2

Ma‘dûle Önermelerde Varlıksal İçerik Sorunu: Fahreddin er-Râzî-Kutbüddin et-Tahtânî Tartışması

Sayfa
77–111
DOI
—

Özet

Bu çalışma İbn Sînâ sonrası İslam mantık geleneğinde ma‘dûle önermelerin tanım ve varlıksal içerik açısından du-rumları konusunda yapılan tartışmaları ele almaktadır. Bunun için özellikle Fahreddin er-Râzî (ö. 606/1210) tarafından getirilen eleştiriler ve Kutbüddin er-Râzî et-Tahtânî (ö. 766/1365) tarafından bunlara karşı öne sürülen cevaplar üzerinde durulacaktır. İslam mantık geleneğini çok büyük ölçüde belirlemiş ve sonraki nesiller için tartışma çerçevesini çizmiş bir isim olarak İbn Sînâ (ö. 428/1037), eserlerinde ma‘dûle önermeler ve varlıksal içerik hakkında da geniş değerlendirmelerde bulunmuştur. Onun olumsuz önermeler için olmasa da olumlu önermeler için varlıksal içerik şartını koyduğunu söylemek mümkündür. Ona göre bu kural ma‘dûle önermeler için de geçerlidir ve onlardan da olumlu olanlar varlıksal içerik şartını sağlamak zorundadır. Ancak İbn Sînâ’dan yaklaşık bir buçuk asır sonra yaşamış olan kelâmcı-filozof Fahreddin er-Râzî, diğer pek çok konuda olduğu gibi ma‘dûle önermeler ve bunların varlıksal içeriği konularında da İbn Sînâ’ya eleştiriler yöneltmiş ve gelenek içerisinde yeni bir tartışma literatürüne öncülük etmiştir. Nitekim bir sonraki yüzyılda Kutbüddin et-Tahtânî de bu tartışmalara katılmıştır. Çalışma, İslam mantık geleneğinin İbn Sînâ sonrasında da fikrî ve felsefî hareket-liliğini kaybetmediğini ve felsefî-mantıksal içeriği ve değeri olan tartışmalar üretmeye devam ettiğini ma‘dûle önermeler bağlamında göstermeyi amaçlamaktadır. Geleneğin İbn Sînâ sonrası dönemine ilişkin araştırmaların henüz başlangıç aşa-masında olduğu düşünüldüğünde çalışmanın literatüre mütevazı da olsa bir katkı sunması beklenmektedir.

Abstract

This paper addresses discussions in post-Avicennan Arabic logic on the definition of metathetic propositions and their status in relation to existential import requirements, focusing on the arguments made by Fakhr al-Dīn al-Rāzī (d. 606/1210) and the counter-arguments by Quṭb al-Dīn al-Rāzī al-Taḥtānī (d. 766/1365), who both establish their positions in the framework drawn by the most prominent figure in the tradition of classical Arabic logic, Avicenna (Ibn Sīnā, d. 428/1037). In the latter’s works, the problem of the existential import requirement in metathetic propositions (ma‘dūla) are thoroughly discussed and Avicenna seems to have presumed the existential import as a truth-condition for affirmative propositions, and therefore, affirmative metathetic propositions. For Avicenna, in other words, an affirmative metathetic proposition presumes its subject-term’s possibly existent referent(s). However, the theologian-philosopher Fakhr al-Dīn al-Rāzī, who lived about a century and half after Avicenna, raised criticisms against him in terms of metathetic propositions and their existential import among other things and ignited a wave of debates in the tradition, in which Quṭb al-Dīn al-Taḥtānī took place in the following century. Through a study of this contained problem, this paper aims to address a wider scholarly concern regarding the vitality of post-classical Arabic logic. By studying the issue of existential import in metathetic propositions, this paper seeks to establish that in fact, this period was witness to the flourishing of philosophical debate among Arabic logicians.