Dergiler / NAZARİYAT İslâm Felsefe ve Bilim Tarihi Araştırmaları Dergisi / 2020 / Cilt: 6 - Sayı: 2
Birden Bir Çıkar Ne Demek? İbn Sînâ, Behmenyâr ve Fahreddin er-Râzî’ye Göre Mübâhasât’taki Bir Kuralı
- Sayfa
- 67–94
- DOI
- —
Özet
İbn Sînâ, sonrakilerden bazılarının kâide-i vâhid veya “bir kuralı” (BK) olarak adlandırdığı şeyin sıkı bir savunucusudur. BK’nın ana fikri şunu ifade etmektedir: Birden, doğrudan, yalnızca bir ortaya çıkar. İbn Sînâcı bu kuralın ikincil literatürdeki tartışması genellikle onun hususi bir uygulama alanı yani, sudûr meselesiyle sınırlıdır. Sonuç itibarıyla, BK’nın ne anlama geldiği ve İbn Sînâ’nın onu neden savunduğu kesin değildir. Bu yazıda ben bu meseleyi iki şey yaparak çözmeye çalışmaktayım: Bunlardan biri tasavvur, diğeri ise tasdik açısındandır. İlkin, sadece BK’nın terimlerinin, yani onun özne ve yükleminin ne anlama geldiğini açıklamaktayım. Bunu yaparken, BK’nın dar ve geniş anlamları arasında ayırım yapmakta ve İbn Sînâcı bakış açısından BK’nın kapsamının geniş olduğunu; bunun ise BK’nın fail nedenliğin temel ilkesi olduğu anlamına geldiğini göstermekteyim. Bu sebepledir ki, farklı bağlamlarda önemli felsefî tezleri inşa etmede bu kurala başvurulmuştur. İkinci olarak, İbn Sînâ’nın elMübâhasât’ta BK’na dair sunduğu argümanı değerlendirmekteyim. Bu argümanı açıklarken onun bazı gerçekçi varsayımlarını ortaya çıkarmaktayım. Sonrasında, ilk olarak Behmenyâr tarafından öne sürülen ve daha sonrasında Fahreddin er-Râzî tarafından yaygınlaştırılan bir eleştiri ışığında bu meseleyi daha açık hale getirmekteyim. Devamında İbn Sînâ’nın, söz konusu argümanın öncülleri içerisinde, gündeme getirilen itirazları karşılayacak dayanaklarının olup olmadığına bakarak bir sonuca varmaktayım
Abstract
Avicenna is a strong proponent of what some of the later ones call qā ͑ida al-wāḥid or ‘rule of the one’ (RO). The gist of RO states: from the one only one directly proceeds. In the secondary literature, discussion of this Avicennian rule is usually limited to a particular application of it i.e., the issue of emanation. As result, it’s not really clear what RO means, nor why Avicenna endorsed it. In this paper, I try and remedy this situation by doing two things – one on the taṣawwur front, the other on the tasdīq. First, explain just what the terms of RO amount to – that is, its subject and predicate. In doing this, I distinguish between a narrow and a broad understanding of RO, and the show that, on the Avicennian view, the scope of RO is broad; it is meant to be a general principle of efficient causality. This is why it is appealed to in various contexts to establish substantial philosophical theses. Second, I consider an argument Avicenna offers for RO in the Mubāḥathāt. In unpacking it, I uncover some of its realist presuppositions, and then further clarify it in light of a critique first raised by Bahmanyār and then later made famous by Fakhr al-Dīn Rāzī. I then conclude by seeing whether the Avicennian has the resources within the initial premises of the argument to meet the objection that’s raised.