Dergiler / NAZARİYAT İslâm Felsefe ve Bilim Tarihi Araştırmaları Dergisi / 2020 / Cilt: 6 - Sayı: 1

Uçamayan Adam: Fahreddin Râzî’de Ben Şuuru

Sayfa
1–38
DOI
—

Özet

İbn Sînâ’nın, zatî şuur için temel olarak alıp esas itibariyle nefsin gayrı maddi, gayrı cismani ve bedenden bağımsız bir cevher olduğunu temellendirmek için kullandığı uçan adam düşünce deneyi, klasik İslam ve Latin dünyasında olduğu kadar modern dönemde de kendisinden sonraki pek çok düşünürün ilgisini çekmiş ve deneyin temel iddia ve amacının nasıl anlaşılacağı hakkında çeşitli yorumlar yapılmıştır. Her iki gelenekteki yorumcular ontolojik ve epistemolojik tutumlardan hangisine vurgu yaptıklarına bağlı olarak uçan adamın temel iddiası ve amacına yönelik değerlendirmeleri bakımından farklılaşırlar. Bu çalışmada öncelikle Fahreddin Râzî’nin eleştirilerine zemin teşkil etmesi açısından İbn Sînâ’nın uçan adam düşünce deneyinin temel iddiası ve amacı netleştirilmeye çalışılacaktır. Bunun ardından uçan adam düşünce deneyinin İbn Sînâ’dan Râzî’ye kadarki bağlamına kısaca işaret edilecek ve Râzî’nin uçan adam düşünce deneyi hakkındaki eleştiri ve yorumları incelenecektir. Bu incelemeyle nefsin gayrı maddi, gayrı cismani ve bedenden bağımsız bir cevher olduğunu kabul etmeyen Râzî’nin, İbn Sînâ’nın uçan adam düşünce deneyiyle işaret etmeye çalıştığı zatî şuur terimindeki zatı İbn Sînâ’da olduğu gibi nefsin gayrı maddi ve gayrı cismani doğasına veya mahiyetine gönderme yapacak şekilde anlamadığı, bunun aksine zatı doğrudan ben anlamında yorumlayarak İbn Sînâ’nın zatî şuur teriminde ifade edilenden farklı bir ben şuuru anlayışı geliştirdiğinin gösterilmesi amaçlanmaktadır.

Abstract

The flying man thought experiment upon which Avicenna grounds his theory of self-awareness (al-shu‘ūr al-dhātī) and justifies the argument that the soul is an immaterial, incorporeal and independent substance, has drawn as much interest in the modern era as it has in the classical Islamic and Latin worlds, spawning various interpretations on what to make of the experiment’s basic claim and purpose. Commentators of both traditions differ on the basic claim and purpose of the flying man experiment, depending the ontological and epistemological attitudes they emphasize. This study firstly tries to clarify the claim and purpose of the experiment, inasmuch as it forms the basis of Fakhr al-Dīn al-Rāzī’s criticisms. It proceeds to briefly point out the context of the experiment from Avicenna to al-Rāzī, and examine al-Rāzī’s comments and criticisms thereof. Since he rejects the claim that the soul is an immaterial, incorporeal and independent substance, it follows that al-Rāzī does not understand the term essence (dhāt) in self-awareness (al-shu‘ūr al-dhātī) in the same way as Avicenna, who through the experiment, argues the exact opposite. Al-Rāzī rather interprets essence directly as the self, from which he proceeds to develop a distinct understanding of self-awareness.