Journals / Orta Asya ve Kafkasya Araştırmaları / 2008 / Cilt: 3 - Sayı: 6
“Egemen” Tataristan’ı yeniden yüşünmek
- Pages
- 75–103
- DOI
- —
Abstract
With the recent independence claims in Abkhazia and South Ossetia, it is increasingly important to reconsider “parade of sovereignties” that threatened the territorial integrity of Russia in the final decade of the twentieth century. This article critically reevaluates Tatarstan’s sovereignty campaign that took place in the 1990s. The justification discourses employed by Tatarstan in its drive for sovereignty in the late perestroika and early post-Soviet eras are analyzed. The republic’s campaign is placed within a broader discussion on sovereignty, with the concept being addressed at the sub-state, state, and international scales. It is argued that, although Tatarstan indeed achieved elements of de jure and de facto sovereignty, the republic never really attained sovereignty as it is generally understood. However, although Tatarstan was never sovereign, it did achieve a high degree of territorial autonomy, which permitted the republic an unprecedented amount of independence in political, economic, and cultural spheres.
Özet
Son zamanlarda gerçekleşen Abhazya ve Güney Osetya’nın bağımsızlık taleplerinden sonra özellikle 20. yüzyılın son 10 yıllık döneminde Rusya’nın toprak bütünlüğünü tehdit eden “egemenlik gösterileri”nin yeniden masaya yatırılması hızla önem kazanmaktadır. Bu makale 1990’lı yıllarda gerçekleşen Tataristan’ın egemenlik mücadelesini eleştirel olarak yeniden değerlendirmektedir. Makalede Perestroika’nın son dönemleri ve Sovyet sonrası dönemin ilk yıllarında egemenlik yolundaki mücadelesinde Tataristan tarafından kullanılan meşrulaştırım söylemleri analiz edilmektedir. Cumhuriyet mücadelesi egemenlik konusunda kavrama alt-devlet, devlet ve uluslararası ölçeklerde atıfta bulunulan bir çerçevede daha geniş bir tartışma içinde konumlandırıldı. Tataristan “de jure ” (kanuni) ve “de facto ” (fiili) egemenlik anlayışının gereklerini yerine getirmiş olsa da cumhuriyetin asla gerçek anlamda genel olarak kavramdan anlaşıldığı üzere egemen olamadığı ileri sürülmektedir. Fakat her ne kadar Tataristan hiç bir zaman egemen olamasa da büyük ölçüde teritoryal özerklik kazandı. Bu özerklik devlete siyasi, ekonomik ve kültürel alanlarda benzeri görülmemiş bir bağımsızlık imkanı verdi.