Journals / Orta Asya ve Kafkasya Araştırmaları / 2011 / Cilt: 6 - Sayı: 12

Azerbaijan’s Policy on Karabakh and its Strategic Vision

Azerbaycan’ın Karabağ Politikası ve Stratejik Vizyonu

Pages
88–117
DOI
—

Abstract

On the 20th anniversary of its independence, the resolution of the Nagorno-Karabakh conflict remains at the top of Azerbaijan’s domestic and foreign policy agenda. Until the 2000’s, Azerbaijan sought to end this conflict using the tools of international law and diplomacy, supported by the OSCE Minsk Group and regional powers. The creation of the “Prague Format” in 2004 saw direct bilateral negotiations between the Azerbaijani and Armenian presidents. When the power balance across the Caucasus shifted following the Russian-Georgian war of 2008, Moscow became the third party in the negotiations. During this process, Azerbaijan used its economic success to increase its military capacity, which in turn strengthened its argument for right to the use of force under the UN Charter. The developments in the military sector, seen in the acceptance of Military Doctrine in 2010, led to increased tension between the conflict parties, and greater risk of war. With Azerbaijan’s recent accession to the United Nations Security Council as a non-permanent member, Baku will be able to bring a UNSC resolution on Nagorno-Karabakh to the global agenda once again. Similarly, the attempts to mobilize the Azerbaijani Community of Nagorno-Karabakh will increase Azerbaijan’s diplomatic clout in the international arena. In this context, the current article describes developments within the framework of Azerbaijan’s policies and strategic vision for conflict resolution. In addition to examining the efforts of the Minsk Group and international organizations, the article will look to the future, with predictions and suggestions for policy makers.

Özet

Yeniden bağımsızlığına kavuşmasının 20. yılını kutlayan Azerbaycan’ın dış ve iç politikasının temel gündemini oluşturan Dağlık Karabağ sorunu henüz çözüme kavuşturulamamıştır. 2000’li yıllara kadar sorunun çözümünü daha çok uluslararası hukukta ve diplomatik yollarla arayan Azerbaycan’ın bu çabaları; AGİT bünyesinde sorunun çözümü için oluşturulan Minsk Grubu Eşbaşkanları ve büyük devletler tarafından da desteklenmiştir. 2004 yılı itibariyle “Prag Formatı” çerçevesinde Azerbaycan ve Ermenistan cumhurbaşkanlarının ikili görüşmeleri şeklinde bir çözüm arayışına evrilen çabalara bir destek de, 2008 Rusya-Gürcistan Savaşı’nın bölgedeki güç dengesini değiştirmesiyle, Moskova’dan gelmiştir. Bu süreçte Azerbaycan, ekonomik alanda kaydettiği gelişmeleri askeri alana da yansıtmış; meşru müdafaa hakkını daha sağlam dayanaklarla savunma şansı kazanmıştır. Askeri alandaki gelişmelerse 2010 yılında “Askeri Doktrin”in kabulü ile belgelenmiş; taraflar arasında savaşa dek tırmanabilecek çatışmaların yaşanma riskini artırmıştır. Bakü’nün 2011 yılında Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi geçici üyeliğine seçilmesi, Dağlık Karabaş sorununa ilişkin Güvenlik Konseyi’nde geçmişte kabul edilmiş yasa tasarılarının gündemde tutulmasına olanak tanıyacaktır. Benzer şekilde; Dağlık Karabağ’ın Azerbaycanlı Biriminin uluslararası alanda aktifleştirilmesi çabaları, resmi Bakü’nün diplomasi gücünün artmasına olanak sağlayacaktır. Bu gelişmeler çerçevesinde makalede sorunun çözümüne yönelik Azerbaycan’ın politikaları ve stratejik vizyonu, Minsk Grubu’nun çözüm çabaları ve uluslararası örgütlerin yaklaşımları incelenecek; ileriye dönük öngörülerde bulunulacak ve politika yapıcılar için önerilere yer verilecektir.