Journals / Orta Doğu Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dergisi / 2009 / Cilt: 26 - Sayı: 2

A history of the development of conservation measures in Turkey : From the mid 19th century until 2004

Pages
19–44
DOI
—

Özet

Bu makale, Avrupa Birliği’ne uyum sürecinde kapsamlı yasal ve yapısal dönüşümlere sahne olan Türkiye’de, özellikle 2004 yılındaki değişimlerin eşiğinde, Osmanlı’nın son döneminde gündeme gelen ve 2004 yılına kadarki süreçte evirilerek gelişen mimari ve kentsel koruma alanının yasal ve idari kurumlaşma çerçevesinin gelişimini tanımlamak ve mevcut duruma ilişkin bir ön değerlendirme yapmayı amaçlar. Kurumsallaşmanın, mevcut örgütlenme yapısı ile onu kullanarak, uygulayan tarafların karşılıklı etkileşimi sonucunda gerçekleştiği düşüncesiyle, makalenin kavramsal çerçevesi “yeni kurumsalcılık” kuramı ile “bütünleşik korumaya” ilişkin uluslararası ilkeler gözetilerek belirlenmiştir. Bu bağlamda makale, Türkiye’de koruma alanına ilişkin olarak kurumsal yapı, anlam sistemleri, davranış kalıpları, kurallar, standartlar ve yasalar, uygulamayı gerçekleştiren taraflarla, bunlar arasındaki karşılıklı ilişkileri irdeleyecek şekilde kurgulanmıştır. Bu yaklaşımla okuyucu, Türkiye’de, bütünleşik korumanın sağlanıp sağlanamadığı, koruma alanının eriştiği örgütlenme düzeyi ve Avrupa Birliği uyum sürecindeki değişimlerle yasa koyucunun, yerli ve yabancı yatırımcılara taahhütleri konularında bilgilendirilmektedir. Böylece 2004 sonrasında özellikle büyük kentlerdeki sit alanlarında gündeme gelen düzenlemelerin arka planı tanımlanmış ve ülkemizdeki koruma politikalarına ilişkin bazı ön değerlendirmeler yapılmıştır. Bu çerçevede makalenin ilk bölümü Türkiye’de yasalar, normlar ve bunların dayandığı anlamlar sisteminden oluşan örgütlenme yapısının ortaya çıkışını aktarır. Bu yapı, tarihi gelişim sürecine koşut kronolojik bir düzen içinde, altı dönem olarak tanımlanmıştır. Bunlar, Başlangıç:19. Yüzyıl ortalarından Cumhuriyet’e (1920); Seküler bir ülkenin inşası: 1920-1951; Profilin yükseltilmesi: 1951-1973; Tek eserden alan korumasına: 1973-1983; Yerelleşmeye doğru: 1983-2003 ve Değişim dönemi: 2003’den sonra, başlıkları altında aktarılarak, koruma alanının gelişimine ilişkin yorumlar sunulmuştur. Böylece Osmanlı’da Tanzimat’la başlayan reformlar sürecinde eski eser tanımından, Cumhuriyetle oluşan yeni düzen içindeki koruma tanım ve örgütlenmeleri tanımlanmış, anlamlar sistemindeki değişimlerin 1973’den sonraki değişimi aktarılmıştır. 1983’den sonra ise mevzuatla gelen sınırlı değişikliklere rağmen, kurumsal yapıdaki değimlerin korum alanının nasıl etkilediği irdeleniştir. 2003’den sonra AB sürecinde pek çok yapısal değişim geçiren Türkiye’de, gündeme gelen pek çok mevzuat değişikliği pratiğe başarılı şekilde aktarılamasa koruma alanını da etkilemiştir. Bu tür mevzuat değişiklikleri makalede üç alt grupta irdelenmiştir: • Kamunun yeniden yapılandırılmasını öngören yasal değişiklikler, • Koruma alanının dolaylı olarak etkileyen yasal değişiklikler, • Koruma alanının doğrudan etkileyen yasal değişiklikler. Henüz pratiğe yeterince yansımamış olmakla birlikte 2004 yılından itibaren yoğun şekilde artan mevzuat değişikliklerinin olumlu nitelikleri yanı sıra pek çok tehdit de içermektedir. Makalenin ikinci bölümünde, koruma alanındaki aktörlerin rollerini sürekli olarak yeniden biçimlendirerek, karşılıklı etkileşimle kurumsallaşmasını sağlayan farklı taraflar ve kurumlar kısaca tanımlanmıştır. Bunlar içinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü, Karayolları Genel Müdürlüğü ve TBMM Milli Saraylar Daire Başkanlığı, İl Özel İdareleri ve Belediyeler gibi resmi kurumların yanı sıra, kültür varlıkları ile ilgili çalışan sivil toplum örgütleri yer almaktadır. Bu kurumların mevcut kurumsallaşma düzeyine ilişkin bilgi ve değerlendirmelerin yanı sıra, koruma alanındaki rolleri tanımlanmaya çalışılmıştır. Çalışmanın sonuç bölümünde, Türkiye’de koruma alanının örgütlenmesinin özellikle mevzuat ve kaynak üretimi anlamında batı Avrupa’daki koruma değerleri ile örtüşerek, göreli olarak gelişkin yapıya kavuştuğu değerlendirmesi yapılmıştır. Ancak bu güçlü ve gelişmiş koruma mevzuatı ve oluşturulan kaynaklar; siyasi irade eksikliği ya da koruma alanındaki tarafların uzmanlıklarına ilişkin eksiklikler nedeni ile başarılı koruma uygulamalarının gerçekleştirilmesini, dolayısyla erişilen yasal ve idari çerçeveye rağmen, bu eksikliklere bağlı sorunlar, Türkiye’de mimari ve kültürel mirasın korunmasını sağlama konusunda başarılı, ‘bütünleşik uygulamaların’ gerçekleştirilmesini engellemektedir.

Keywords: Türkiye,planlama,tarih