Journals / Orta Doğu Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dergisi / 2010 / Cilt: 27 - Sayı: 1

Mimarlık pratiğinde kullanım süreci değerlendirmesi: Lütfi Kırdar Kongre ve sergi sarayı araştırması

Post Occupancy evaluation in the practice of architecture: a case study of Lütfi Kırdar convention and exhibition centre

Pages
241–265
DOI
—

Abstract

In recent years, changing market conditions and limitations on resources have put enormous stress on the construction industry (1). Projects’ scope gets complex and clients / owners are now asking construction professionals to deliver more qualified products for less budget. In order to achieve a more effective project delivery mechanism, getting constructive feedback from previously implemented projects is getting more and more important. Evaluating the performance of buildings after they have been occupied is an important step of project life cycle that provides feedback to the professionals related to the building. This systematic and detailed inspection, carried out with the users of the building, is called Post Occupancy Evaluation (POE). POE provides credible evidence about the positive and negative aspects of the buildings from the users’ point of view. As a result of ensuring that feedback is applied throughout the process, building quality is protected during planning and construction and later, during occupation and operations (Preiser and Vischer, 2005).

Özet

Müşterilerin veya kullanıcıların isteklerine karşılık verebilmek, başarılı binalar tasarlamak ve inşa etmek açısından çok önemlidir. Mimarlar binaların kullanıcılarından geri bildirim alarak daha başarılı binalar tasarlamalı ve ileriki aşamalardaki hataları en aza indirmelidirler. “Kullanım Süreci Değerlendirmesi (KSD)” binaların pozitif ve negatif yönleri hakkında fikir verebilecek önemli bir değerlendirme mekanizmasıdır. Bu çalışma, İstanbul’daki önemli bir kongre merkezi olan Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı (ICEC) hakkında bir Kullanım Süreci Değerlendirmesi (KSD) sunmaktadır. Araştırma kapsamında Kongre Merkezleri özellikleri 3 ana başlık altında (konumsal, mekansal, fonksiyonel ve teknik özellikler) incelenmiştir. Daha sonra 3 kullanıcı grubu (konferans düzenleyicileri, merkez çalışanları ve konferans katılımcıları) bu ana başlıklar altında yer alan 35 bina özelliğinin önem derecesini ve performasını 1 ve 5 arasında değişen oranlar ile değerlendirmişlerdir. Bu değerlendirmede 1 “daha az önemi” ve “kötü performansı”, 5 ise “daha fazla önemi” ve “iyi performansı” göstermektedir. Seçilen binanın niteliklerini değerlendirmek için Önem-Performans Analiz Metodu (ÖPA) kullanılmıştır. ÖPA metodu, kullanıcıların yaptıkları seçimler sayesinde incelenen vakanın güçlü ve zayıf yönlerini ortaya çıkartır. ÖPA’da ana amaç incelenen vakadaki özelliklerin göreceli öneminin ve bu özelliklerin gösterdiği performansın kullanıcılar tarafından değerlendirilmesidir. Araştırma sonuçlarına göre 3 kullanıcı grubu da Kongre Merkezi’nin konum, toplu taşıma ile ulaşılabilirlilik, toplantı salonu kapasitesi, oturma düzeni, görüşü engelleyen strüktürel elemanların olmaması, ışıklandırma, havalandırma ve ısıtma sistemlerinin etkin işleyişi konularında başarılı olduğunu belirtmiştir. Diğer yandan Kongre Merkezi’nde engeli olan insanların hareketine olanak verecek düzenlemelerin olmaması eleştiri noktası olmuştur.