Journals / Orta Doğu Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dergisi / 2006 / Cilt: 23 - Sayı: 1
Turkish Urban Professionals and the Politics of Housing, 1960-1980
- Pages
- 59–81
- DOI
- —
Özet
Bir yandan savaş sonrası dönemde hızlanan kentleşme süreci, öte yandan 1960 müdahalesi ve onun ürünü olan yeni anayasanın yol verdiği kitlesel siyasallaşma, Türkiye'de kentsel politikanın ilk kez özgül bir siyasal mücadele alanı olarak ortaya çıkmasını sağlamıştır. Dünyanın çeşitli bölgelerinde olduğu gibi, Türkiye'de de kentsel politikanın başlıca konularından biri konut sorunu olmuştur. Bu makale 1960-1980 yılları arasındaki dönemde konut sorununun siyasallaşma sürecini, özellikle bu süreçte mimar ve plancıların oynadığı role vurgu yaparak incelemektedir. Öne sürülen görüş, konut sorununun siyasal bir mücadele konusuna dönüşümünün iki temel aktörün etkinliğiyle şekillendiğidir. Bu toplumsal aktörler, bir yanda konut açığını acil bir toplumsal sorun olarak doğrudan deneyleyen gecekondu nüfusu, diğer yanda ise aynı kentsel sorunu önce tanımlayıp sonra da çözmeye çalışan kentsel uzmanlardır. Söz konusu dönemde konut sorunu, mimar ve plancılar açısından çözülmesi gereken teknik bir problem olmanın ötesine geçmiş, meslek insanları olarak toplumsal konumlarını ve siyasal sorumluluklarını tanımlayan bir araca dönüşmüştür.6O'lı yılların başlarından itibaren, kentleşme sürecini yaşamakta olan kitlelerin barınak ihtiyacını karşılamak, sosyal devlet ilkesi çerçevesinde, gerek devlet bürokrasisinin gerekse mimar ve plancıların konut politikasına yaklaşımlarını belirleyen temel yaklaşım olmuştur. Buna karşılık, 6O'lı yılların tanık olduğu bir dizi gelişme konut sorununun basitçe bir barınak sorunu olmanın ötesinde tanımlanması gereğini gündeme getirmiştir. Kentleşme ve sanayileşme arasındaki işlevsellik ilişkisinin araştırılması konutun emek-gücünün yeniden üretimindeki rolünü öne çıkarırken, gecekondu sahiplerine tapu verilip verilmemesi üzerine yürütülen tartışmalar gecekondunun da tıpkı modern konutlar gibi bir kullanım ve değişim nesnesi olduğu tespitini üretmiştir. 1970'te yaşanan devalüasyonla birlikte yüksek enflasyon koşulları, konutun ve yine gecekondunun bir yatırım ve hatta spekülasyon aracı olarak ortaya çıkmasını sağlamıştır. Bu gelişmeler, onları izleyen ve yönlendirme gayreti içinde olan mimar ve plancıların elinde konut sorununa dair giderek siyasallaşan bir söylemin araştırma nesnesi haline gelir. Bu söylemin dönüşümü hem konut ve gecekondu sorununa kuramsal yaklaşımları, hem de kentsel uzmanların kentleşme sorunları karşısında kendilerine tanımladıkları (mesleki ve siyasal) rolü etkileyecektir. 12 Mart döneminde daha çok sınırları işgücü ve istihdam ölçütleriyle çizilen bir politik ekonomi yaklaşımıyla incelenen gecekondu 1974 sonrası dönemde hızla politikleşir. Bu süreçte, kent yoksullarının yükselen kentsel taleplerinin siyasal biçimler kazanışı mimar ve plancıların ürettiği kavramsal malzeme aracılığıyla gerçekleşir. 70'lerin ikinci yarısına gelindiğinde konut, emek-gücünün salt fiziksel değil aynı zamanda ideolojik yeniden üretiminin mekânı olarak tanımlanacak, bu vargının iyice politikleşmiş bulunan kentsel gündelik yaşamdaki karşılığı ise gecekondunun, sosyalist bir yaşam biçiminin nüvelerinin inşa edilebileceği alanlar olarak tarif edilmesi olacaktır. 1960-1980 arasında Türkiye'de konut sorununun kentsel uzmanlarca ele almışı, konunun salt teknik bir problem olarak tanımlanmadığını göstermektedir. Aksine bu dönemde konut sorunu siyasal bir sorun olarak tanımlanmıştır; konutun siyasal bir düzlemde ele alınması gerekliliğine yapılan vurgu, bu sorunla ilişkilenen mimar ve plancıların kendilerini de kaçınılmaz olarak siyasal failler olarak konumlandırmalarını sağlamıştır. Burada dikkat çekici olan nokta, söz konusu dönemde konut ve gecekondu sorununa ilişkin üretilen yaklaşımın, siyasal söylem alanından mesleki söylem alanına yapılan bir izdüşümü olmadığıdır. Aksine, kentleşme alanıyla ilişkili meslek mensupları, kendi meslek alanlarında ürettikleri kavramları gündelik siyasetin sözlüğüne ve pratiğine sokmayı başarmışlardır.