Journals / Patoloji Bülteni / 1999 / Cilt: 16 - Sayı: 3

Concerning of clinicopathologic parameters and the expression of Ras and c-myc oncogens and p53 tumor suppressor gen in the cancer of prostate

Prostat kanserinde immünhistokimyasal Ras ve C-myc onkogenleri ve p53 tümör baskılayıcı gen ekspresyonun klinikopatolojik parametreler ile ilişkisi

Pages
20–25
DOI
—

Abstract

Ras p21, c-myc oncoprotein and p53 tumor supressor gene expression in 100 patients with prostatic carcinoma, 20 patients with benign prostatic hyperplasia (BPH) and 10 patients with high grade prostatic intra epithelial neoplasia (HGPIN) was asessed by immunohistochemistry. The aim of this study was to determine the association between ras, c-myc and p53 expression, tumor stage, serum prostate specific antigen (PSA) level, Gleason grade and prognosis. Seven (7%) of 100 tumors stained positively for ras p21, whereas all BPH and PIN cases were negative for ras p21. C-myc expression was observed in glandular epithelium of all BPH and PIN cases and 88 (88%) prostatic carcinoma cases. There was no immunoreactivity in BPH cases with p53. There was p53 specific immunostaining in 20% of PIN and 22% of prostatic carcinoma cases. There was no correlation between ras p21, c-myc and p53 expression, stage, serum PSA level, Gleason grade and prognosis. This study reveals that immunohistochemical ras, c-myc and p53 expression does not have prognostic value in prostatic carcinoma.

Özet

Ankara Üniversitesi Patoloji Anabilin Dalında incelenen 100 prostat kanseri, 20 benign prostat hiperplazisi (BPH) ve 10 yüksek grade'li prostatik intraepitelyal neoplazi (PİN) olgusu immünhistokimyasal olarak ras, c-myc ve p53 onkogen ekspresyonu açısından değerlendirilmiştir. Kanser olgularında Gleason grade'lemesi yapılmıştır. Olgularda evre, serum PSA düzeyi, prognoz, histolojik grade, immünhistokimyasal ras,c-myc ve p53 ekspresyonu arasındaki ilişki araştırılmıştır. Evre'nin serum PSA düzeyi ve hasta prognozu ile kuvvetli korelasyon gösterdiği saptamıştır. Serum PSA düzeyinin evre ve Gleason grade'i ile ilişkili olduğu ve önemli bir prognostik parametre olduğu ortaya çıkmıştır. İstatistiksel anlamlılık düzeyine ulaşmasa da ileri evredeki olgularda ve kötü prognoz gösteren olgularda Gleason grade'i yüksek bulunmuştur. Ras p21 ekspresyonu BPH ve PİN olgularında izlenmezken, prostat kanserinde %7 oranında izlenmiştir. C-myc ekspresyonu, immünhistokimyasal olarak BPH ve PİN olgularının tamamında gland epitelinde ve kanser olgularının %88'inde malign epitel hücrelerinde gözlenmiştir. BPH olgularında immünhistokimyasal p53 ekspresyonu saptanmamış, PİN olgularında%20, kanser olgularında ise %22 oranında p53 ekspresyonu gözlenmiştir. Ras p21, c-myc ve p53 ekspresyonu ile evre, serum PSA düzeyi ve Gleason grade'i arasında anlamlı ilişki bulunmamıştır. Bu çalışmadan elde edilen sonuçlar ras, c-myc ve p53 gen ürünlerinin immünohistokimyasal ekspresyonunun prognozu belirlemede rolü olmadığını göstermektedir.

Keywords: Genler, myc,Onkogenler,Seyir,Neoplazm evrelendirilmesi,Prostata özgü antijen,ras proteinleri,Proto-onkogen proteinleri c-myc,Genler, tümör baskılayıcı,Prostat neoplazmları,Prostatik intraepitelyal neoplazi,Prostat hiperplazisi,Karsinom,İmmünohistokimya,Gen ekspresyonu,Gen ekspresyonu regülasyonu, neoplastik,Genler, p53,Genler, ras