Journals / Marmara Medical Journal / 2007 / Cilt: 20 - Sayı: 3
All vulvar neoplasms and preneoplastic lesions which were diagnosed in Zeynep Kamil hospital between 2000-2006 years
- Journal
- Marmara Medical Journal
- Pages
- 161–166
- DOI
- —
Abstract
Aim: Benign and especially malign and premalign lesions of vulva are relatively infrequent in gyneocologic system lesions.Because of its infrequency we aimed to review and classify archival material of this area and discuss some diagnostically important and some rarely seen cases under the light of literature. Methods and Results:We reviewed archival material of 94 cases in Zeynep Kamil Hospital Pathology Laboratory.Hematoxylin-Eosin(HE) sections and if needed immunohistochemically stained sections of the cases have been re-examined.There were 15 cases of malign tumors, 57 cases of benign tumors and 22 cases of premalign lesions.Of malign tumors; 9 cases were squamous carcinoma, 4 cases were malign melanoma, 1 case was basal cell carcinoma and 1 case was PNET/Ewing Conclusion: Since the vulvar lesions are infrequently seen lesions and some of them are like differentiated VIN, really hard to diagnosis, there may be need further studies involving a large number of cases
Özet
Amaç: Vulvar lezyonların genital sistem içerisinde nispeten seyrek görülmesi nedeniyle, bu bölgeye ait arşiv materyalini gözden geçirmeyi ve sınıflandırmayı ve bazı nadir görülen olguları literatür bilgileri ışığında tartışmayı amaçladık. Yöntem ve Bulgular: Zeynep Kamil Hastanesi Patoloji Laboratuarının 2000-2006 yılaarı arasındaki arşivinde yer alan 94 vulvar lezyonun hematoksilen-eosin (H-E) boyalı ve gerekiyorsa immunohistokimyasal olarak boyanmış kesitleri incelendi.Olguların 15 I malign, 57 si benign ve 22 adeti de premalign sınıfında yer almakta idi. Malign tümörlerin de; 9 adeti skuamöz hücreli karsinom, 4 adeti malign melanom, 1 adeti bazal hücreli karsinom ve 1 adeti de PNET/Ewing tümörü idi. Yorum: Vulvar lezyonlar nispeten seyrek görülen, özellikle differensiye VİN gibi bazı formları da tanı ve tedavisi oldukça zor ve tartışmalı lezyonlardır. Bu nedenle daha fazla olgu içeren çalışmaların yapılmasının yararlı olacağı düşünülmektedir.