Journals / Marmara Türkiyat Araştırmaları Dergisi / 2019 / Cilt: 6 - Sayı: 1
DIYARBAKIR FORTRESS ARMORY (1740-1746)
- Pages
- 46–62
- DOI
- —
Abstract
It is seen that a significant part of the cities under Ottoman rule in the Early Modern Age is in the form of fortress-city. Diyarbakır is one of the remarkable cities of this type. The importance of Diyarbakır was increased by the fact that the fortress-city of Diyarbakır was close to the Iranian border, and that the Ottomans were in war with the states established in Iran for a long time. Breaking down the longtime peace period in the 18th century after 1639 Kasrışirin agreement caused Diyarbakır to be used also as a logistic support centre for the fortress-cities its around. In this study, the importance of Diyarbakır Fortress armory given by Ottoman central administration between the years of 1740-1746, when the Ottoman-Iran war took place, will be emphasized and it will be tried to shed light on a section of the history of Diyarbakır in the context of the events around this armory. In this period, the Ottoman administration sent a large amount of ammunition from Istanbul to Diyarbakır. A serasker takımı (army ammunition) was formed ın addition to the ammunition existed in Diyarbakır Fortress. The broken gunpowder barrels were repaired in order to protect the gunpowder sent with the ammunition. In this period, ammunition was sent to Mosul, which is one of the cities surrounded by Nadir Shah, from Diyarbakır; then the reduced ammunition of Diyarbakır Fortress was refilled with the ammunition sent from the Fortress of Aleppo.
Özet
Yeniçağda Osmanlı hâkimiyetindeki şehirlerin önemli bir kısmının kale-kent şeklinde olduğu görülmektedir. Bu tip şehirler içerisinde dikkat çekenlerden biri de Diyarbakır’dır. Diyarbakır kale-kentinin İran sınırına yakın olması ve Osmanlıların da uzun süre İran’da kurulan devletlerle savaş içinde olması, Diyarbakır’ın önemini artırmıştır. 1639 Kasrışirin Antlaşması’ndan sonra uzun süren çatışmasızlık döneminin XVIII. yüzyılda bozulması, sınır bölgesine yakın olan Diyarbakır’ın, çevresindeki kale-kentler için lojistik destek merkezi olarak da kullanılmasına sebep olmuştur. Bu çalışmada, 1743-1746 Osmanlı-İran savaşının da yaşandığı 1740-1746 tarihleri arasında Osmanlı merkezi yönetiminin Diyarbakır Kalesi cephanesine verdiği önem üzerinde durulacak ve bu cephane etrafında gelişen olaylar bağlamında Diyarbakır kent tarihinin bir kesitine ışık tutulmaya çalışılacaktır. Osmanlı yönetimi, zikredilen savaş yüzünden bu dönemde Diyarbakır Kalesi cephanesine payitaht İstanbul’dan yüklü miktarda mühimmat sevk etmiştir. Ayrıca Diyarbakır Kalesi’nde mevcut cephaneden ayrı olarak bir serasker takımı oluşturmuştur. Gönderilen mühimmat arasında yer alan barutun cephanede korunması için kırık olan barut varilleri tamir ettirilmiştir. Bu dönemde Nadir Şah’ın kuşattığı şehirlerden biri olan Musul’a Diyarbakır cephanesinden mühimmat gönderilmiş, azalan Diyarbakır Kalesi cephanesi ise Halep Kalesi’nden sevk edilen mühimmatla yeniden doldurulmaya çalışılmıştır.