Journals / Meandros Medical And Dental Journal / 2020 / Cilt: 21 - Sayı: 3

Preoperative Anxiety in Oralmaxillofacial Surgery and Related Risk Factors: A Retrospective Study

Pages
232–237
DOI
—

Abstract

Amaç: Anksiyete, geçici bir duygusal gerilim, sinirlilik, korku ve yüksek otonom sinir sistemi aktivitesi halidir. Amacımız maksillofasiyal cerrahi öncesi hastanın anksiyete durumunu araştırmak ve anksiyete ile demografik/klinik veriler arasındaki ilişkiyi incelemektir. Gereç ve Yöntemler: Bu retrospektif çalışma oral maksillofasiyal cerrahi yapılan 16-60 yaşları arasındaki 333 hastanın dosyası taranarak gerçekleştirilmiştir. Hastalara, ameliyat öncesi kaygı düzeylerini belirlemek amacıyla Beck anksiyete indeksi uygulandı. Demografik veriler ise [yaş, cinsiyet, Amerikan Anesteziyoloji Derneği (ASA) skoru, medeni durum, eğitim durumu, geçirilecek operasyonun büyük/küçük olması, kendisine operasyon hakkında bilgilendirme yapılmış veya yapılmamış olması, daha önce ameliyat öyküsü olup olmaması, iş durumu, ekonomik durum, sağlık sigortası ve bakıma muhtaç çocuk sahibi olup olmaması] yapılandırılmış bir anket kullanılarak kayıt altına alındı. Anksiyete seviyeleri 3 gruba ayrıldı: Düşük anksiyete (8-15 skorları), orta derecede anksiyete (16-25 skorları), şiddetli anksiyete (26-63). Preoperatif anksiyetenin bağımsız etkenlerini belirlemek ve anksiyete ile risk faktörleri arasındaki ilişkiyi analiz etmek için çok değişkenli koşullu regresyon analizi kullanıldı. Bulgular: Kadın hastalarda [risk oranı (OR): 2,29], ASA-II grubunda (OR: 1,38), 12 yıldan fazla eğitim görmüş olan hastalarda (OR: 1,68), büyük cerrahi operasyon geçirecek olanlarda (OR: 1,52), iş grupları arasında ev hanımlarında (OR: 1,76), medeni durumu bekar olanlarda (OR: 1,93), sağlık sigortasının olmayanlarda (OR: 2,01) ve bakıma muhtaç en az bir çocuğa sahip olanlarda (OR: 2,18) daha yüksek anksiyete var olduğu saptanmıştır. Anamnezinde cerrahi öyküsü olanlarda (OR: 0,61) ve operasyon hakkında bilgilendirilme yapılan hastalarda (OR: 0,58) preoperatif anksiyetenin daha düşük olduğu saptanmıştır. Sonuç: Cerrahi uygulamada, ameliyat öncesi anksiyetenin rahatsız edici intra ve postoperatif sonuçlarından kaçınmak için hastaları dikkatle gözlemlemek ve uygun preoperatif anksiyete yönetimini uygulamak son derece önemlidir.

Özet

Objective: Anxiety is a temporary emotional state of tension, nervousness, fear and high autonomic nervous system activity. We aimed to investigate the anxiety status of patients before maxillofacial surgery and to analyse the relationship between anxiety and demographical/clinical data. Materials and Methods: In this retrospective study, we reviwed the files of 333 patients aged 16-60 years, who were scheduled for oral-maxillofacial surgery. The patients were interviewed before the surgery to determine their levels of preoperative anxiety using the Beck anxiety inventory. Demographic information was collected using a structured questionnaire [age, sex, American Society of Anesthesiologists (ASA) score, civil status, educational status, having major/ minor surgery, informed about the surgery, history of previous surgery, job status, economic status, health insurance and having a child in need of care]. The levels of anxiety were allocated into 3 groups: 0 to 15, low to mild anxiety; 16 to 25, moderate anxiety and 26 to 63, severe anxiety. Multivariate conditional regression modelling was used to determine independent predictors of preoperative anxiety and to analyse the relationship between anxiety and risk factors. Results: High preoperative anxiety was associated with female gender [odds ratio (OR): 2.29], ASA-II (OR: 1.38), more than 12 years of education (OR: 1.68), major surgery (OR: 1.52), being a housewife (OR: 1.76), being single (OR: 1.93), absence of health insurance (OR: 2.01) and having a child in need of care (OR: 2.18). Previous surgery (OR: 0.61) and being informed about the surgery (OR: 0.58) were associated with a lower risk for preoperative anxiety. Conclusion: It is highly important in surgical practice to carefully observe patients and provide an appropriate preoperative anxiety management in order to avoid the bothersome intra- and postoperative results of preoperative anxiety.