Journals / Meandros Medical And Dental Journal / 2019 / Cilt: 20 - Sayı: 2

Kişiye Özel Kök Analoğu İmmediat Titanyum Premolar Dental İmplantlar: On beş Hastanın Bir Yıllık Takiplerle İleriye Dönük Değerlendirilmesi

Patient-specific Root-analogue Immediate Titanium Premolar Dental Implants: Prospective Evaluation of Fifteen Patients with One-year Follow-up

Pages
121–128
DOI
—

Abstract

Amaç: Bu çalışmanın amacı, dental bilgisayarlı sayısal kontrol (CNC) cihazıyla üretilen kişiye özel kök analoğu immediat titanyum premolar dental implantların (KÖİ) klinik kullanımını ve sonuçlarını değerlendirmektir. Gereç ve Yöntemler: On beş adet restore edilemeyen premolar dişin konik ışınlı bilgisayarlı tomografi kesitleri kullanılarak 3 boyutlu modelleri oluşturuldu ve KÖİ tasarımı için özel bir modelleme yazılımına aktarıldı. CNC cihazı kullanılarak titanyumdan KÖİ’ler üretildi ve diş çekiminden hemen sonra yerleştirildi. İmplantlar, yerleştirilmelerinden 1 yıl sonra klinik ve radyolojik olarak değerlendirildi. Bulgular: On sekiz - yirmi üç (ortalama 29,9) yaşları arasında 15 (beş erkek, 10 kadın) hasta çalışmaya dahil edildi. Bir yıllık takip sonrasında sağkalım oranı %80 idi. Sağkalan implantlar etrafında peri-implant radyolusensi yoktu. Bir yıllık ortalama marjinal kemik kaybı 1,1 mm (±0,4) idi. Periodontitis bulgusu ya da implant mobilitesi olmaksızın klinik olarak sağlıklı gingival marjinler gözlendi. Ortalama Periotest® değeri -4,7±0,3 idi. Sonuç: Üst çenedeki implantlarda alt çenedekilere göre daha yüksek sağkalım oranı gözlenmiştir. KÖİ konsepti yeni ve umut vadeden bir tedavi yöntemidir. Daha uzun takip süreli ileri çalışmalara ihtiyaç vardır.

Özet

Objective: This study aimed to evaluate the clinical use and outcomes of the patient-specific root-analogue immediate titanium premolar dental implants (PRIs) that are manufactured by using computer numerical control (CNC) machine. Materials and Methods: Three-dimensional models of the 15 non-restorable premolar teeth were constructed from cone-beam computed tomography datasets and transferred to a specific modelling software to design the PRIs. PRIs were manufactured from titanium by using a CNC machine and placed immediately after tooth extraction. Implants were evaluated clinically and radiologically oneyear after implant placement. Results: Fifteen patients (five males, 10 females), aged between 18-53 years (average 29.9) were included in the study. The success rate was 80% after oneyear follow up. There was no peri-implant radiolucency around survival implants. The 1-year mean marginal bone loss was 1.1 mm (±0.4). Clinically healthy gingival margins were observed without any signs of periodontitis or implant mobility. The mean Periotest® value was -4.7±0.3. Conclusion: Relatively high success rate was observed for upper premolar PRIs (92.3%) compared to lower premolar PRIs (50%). PRI concept is a new promising treatment modality. Further studies with long-term follow-up are necessary.