Journals / Meandros Medical And Dental Journal / 2020 / Cilt: 21 - Sayı: 2
Semental Ayrılma Sıklığının Konik Işınlı Bilgisayarlı Tomografi ile Değerlendirilmesi: Retrospektif Bir Çalışma
- Pages
- 128–133
- DOI
- —
Abstract
Amaç: Semental ayrılma, sementin kök yüzeyinden tamamen veya kısmen ayrılması anlamına gelen klinik bir terimdir. Düşük prevalansı ve teşhis zorluğu nedeniyle gereksiz tedavi uygulanabilmektedir. Bu çalışmada, semental ayrılma sıklığı ve dağılımının konik ışınlı bilgisayarlı tomografi (KIBT) kullanılarak belirlenmesi hedeflenmiştir. Gereç ve Yöntemler: Toplam 813 KIBT görüntüsü bu retrospektif çalışmada değerlendirildi. KIBT görüntüleri üzerinde, kök yüzeyinden ayrılmış kök parçaları semental ayrılma olarak kabul edildi. Semental ayrılma sıklığı, diş bölgesi, diş tipi, önceden uygulanan tedaviler ve periapikal/ periodontal lezyon varlığı değerlendirildi. Kategorik değişkenler arasındaki ilişkiyi belirlemek için ki-kare testi kullanıldı. Bulgular: Semental ayrılma sıklığı %1,85 olarak belirlendi. Hastaların %51,3’ü erkek (n=417) ve %48,7’si (n=396) kadındı. Semental ayrılma sıklığı ile hasta yaşı, cinsiyeti, diş bölgesi, diş tipi ve önceki tedavi arasında anlamlı bir ilişki saptanmadı (p>0,05). Periapikal/ periodontal lezyonlu dişlerde anlamlı olarak daha fazla semental ayrılma gözlendi (p<0,05). Sonuç: Semental ayrılma bulunan dişlerde ileri kemik kaybını ve dişin çekimini önleyebilmek için erken teşhis çok önemlidir. Klinisyenler tüm predispozan faktörleri, klinik özellikleri ve mevcut radyografları yeterince değerlendirmeden semental ayrılma bulunan dişlere yanlış tanı koyabilirler. Semental ayrılmanın predispozan faktörlerini ve klinik özelliklerini kesin olarak belirleyebilmek için daha büyük örneklem büyüklüğü ile yapılacak ileri çalışmalar yararlı olabilir.
Özet
Objective: Cemental tear is a clinical term referring to partial or complete separation of the cementum from the root surface. Unnecessary treatment can be applied due to its low prevalence and difficulty in diagnosis. This study aimed to determine the frequency and distribution of cemental tear using cone-beam computed tomography (CBCT). Materials and Methods: A total of 813 CBCT images were evaluated in this retrospective study. Root fragments that were separated from the root surface on CBCT images were accepted as cemental tear. The frequency of cemental tear, tooth region, tooth type, previous treatment and periapical/periodontal lesions were assessed. A chi-square test was performed to determine the relationship between the categorical variables. Results: The frequency of cemental tear was determined to be 1.85%. Of the patients, 51.3% were males (n=417) and 48.7% (n=396) were females. There was no significant relationship between the frequency of cemental tear and patient age, gender, tooth region, tooth type and previous treatment (p>0.05). In teeth with periapical/periodontal lesions, significantly more frequent cemental tears were observed (p<0.05). Conclusion: Early diagnosis is essential to prevent advanced bone loss and extraction of teeth with cemental tear. Clinicians may misdiagnose teeth with cemental tears without adequately evaluating all predisposing factors, clinical features and available radiographs. Further studies with larger sample sizes could be useful to more precisely determine the predisposing factors and clinical features of cemental tear.