Dergiler / Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi / 2014 / Cilt: 20 - Sayı: 1
ÇALIŞMA SÜRELERİNDE GÜVENCELİ ESNEKLİK UYGULAMALARI
- Sayfa
- 223–262
- DOI
- —
Özet
1970li yıllarda başlayan ekonomik durgunluk ve kriz, birçok işletmenin faaliyetine son vermesine ve işsizliğin artmasına neden olmuş, 1990 yılından sonra birçok etkenin yarattığı yüksek oranda işsizlik ve ekonominin küreselleşmesi sonucunda uluslararası pazarda verimli, kaliteli ve hızlı üretim yaparak hayatta kalmaya çalışan işletmeler karşısında ucuz işgücü rekabeti oluşmuştur. Hızla değişen ve gelişen teknoloji ve pazar şartlarında verimli üretim yaparak rekabet gücünü korumayı amaçlayan işletmelerin bu sebeple talep ettikleri esnekliğin sağlanması karşısında işçilerin sağlık ve güvenlikleri ile çalışma koşullarının korunması amacıyla güvenceli esneklik kavramı oluşturulmuştur. Güvenceli esneklik ilkelerinin oluşturulmasına Avrupa Birliği Konseyi öncülük etmiş ve her ülkenin kendine has özelliklerini ve koşullarını dikkate alarak ancak Konsey tarafından oluşturulan temel güvenceli esneklik ilkelerine uygun şekilde esnek çalışma ilişkilerini düzenlenmesine olanak tanınmıştır. 4857 sayılı İş Kanununumuzda da 1475 sayılı Kanunun yarattığı katı, tek tip çalışma ilişkilerinin yerini esnek ancak güvenceli çalışma ilişkileri almıştır. Söz konusu düzenlemelerin özellikle çalışma sürelerine ilişkin olanları, aynı zamanda işçinin işyerindeki sağlık ve güvenliğinin sağlanmasında, dolayısıyla yaşam ve vücut bütünlüğü hakkının korunmasında ayrıca öneme sahip olduğundan, bu düzenlemelerin ve bunlara dayalı uygulamaların güvenceli esneklik ilkeleri bakımından ayrıca değerlendirilmesinde fayda olacağı düşünülerek bu çalışma hazırlanmıştır.
Abstract
Economic stagnation and crisis occured in 1970s led many entreprises to close down and caused high unemployment rate. In 1990s, the rising rate of unemployment caused unfair workmen competition before the entreprises struggling to survive in international market by keeping their power of compatibility, increasing their level of productivity and pursuing the fast-developing technology. In order to keep their power of compatibility in international market, entreprises claimed flexibility. However, rules saving the interests of workmen, especially in terms of occupational safety and health should had been also prescribed. Thus, by balancing out the interests of entreprises and workmen, the notion of fl exicurity has occured. The Council of European Union was the leading power to prescribe the fundamental common principles of flexicurity, in order to let the member states organise their own legislation compatible with their own needs but in the limits of the common principles. Labour Code, No.4857 replaced the old and static provisions in Labour Code, No. 1475 with flexible ones by supplying sucurity to the workmen. However, the provisions related to the organisation of working time have many effects on occupational safety and health. Therefore, since it is also about the rights to life and to bodily integrity, they are much more needed to be examined in the perspective of flexicurity.