Journals / Medical Network Klinik Bilimler ve Doktor / 2004 / Cilt: 10 - Sayı: 5
Post-sterilization syndrome in laparoscopic bipolar coagulation and laparotomic pomeroy tubal ligation techniques
- Pages
- 585–590
- DOI
- —
Abstract
Objective: To compare the incidence of post-tubal sterilization syndrome in laparoscopic bipolar coagulation and in laparotomic Pomeroy techniques. Material and Methods: In this study 75 women who applied to our clinic with tubal ligation request were enrolled. In 38 patient laparoscopic bipolar coagulation and in 37 patient laparotomic Pomeroy techniques were performed. In each group patients were re-examined in third and sixth months of the study. In these controls systemic and gynecologic examinations were done, BMI (body mass index Kg/cm2) calculated and on 21. day of menstruation serum progesterone, estradiol, LH and FSH levels were studied. A questionnaire was implemented to the patients containing dysmenorrheal, menstrual cycle disorders, weight gain or loss, premenstrual symptoms and sexual behavior alterations that were agreed as post-sterilization symptoms. Results: Controls totally 11 (%14.6) patients described dysmenorrheal. In comparison 7 (%9.3) patients in laparoscopic bipolar coagulation group, where 4 (%5.3) patients were experienced with dysmenorrheal and there were no statically differences between two groups observed (p>0.05). Fourteen patients described premenstrual syndrome symptoms. In 8 of these patients (%10.7) laparoscopic tubal sterilization was implemented where in 6 (%8) of them Pomeroy technique was performed. Among 10 patients who had menstrual disorder, the application technique was laparoscopic in 6 (%8) patients and Pomeroy type bilateral tubal sterilization in 4 (%5.3) patients. Sexual behavior alteration history was obtained in 13 (%17.3) patients. In 8 (%10.7) of these patients laparoscopic method and 5 (%6.7) of these patient's laparotomic Pomeroy techniques were used. Conclusion: Post tubal sterilization syndrome could be observed in postoperatively without any relation with operation procedure.
Özet
Amaç: Laparaskopik ve laparatomik yöntemle yapılan tubal sterilizasyon sonrası ortaya çıkabilecek post-tubal sterilizasyon sendromu görülme sıklığının karşılaştırılması. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmaya, tubal sterilizasyon istemi ile başvuran, 75 kadın hasta dahil edildi. Hastalardan 38'ine laparoskopik bilateral tubal koterizasyon ve kalan 37 hastaya mini laparatomi ile pomeroy usulü bilateral tubal sterilizasyon uygulandı. Her iki grup hasta 3. ve 6. aylarda kontrollere çağrıldı. Kontrollerde sistemik ve jinekolojik muayeneleri yapılarak, menstruasyonun 21. gününde, serum progesteron, estradiol, LH, FSH seviyeleri çalışıldı ve BMI (vücut kitle indeksleri Kg/boy2) hesaplandı. Hastalar post-sterilizasyon sendromu bulguları olarak kabul edilen dismenore, menstruel siklus bozuklukları, kilo alımı veya kaybı, premenstruel semptomlar, seksüel davranış değişiklikleri açısından sorgulandı. Bulgular: Dismenore tarif eden 11 hastanın 7 (%9.3)'sinde uygulama tekniği laparaskopik tubal sterilizasyon, 4 (%5.3)'ünde ise mini laparatomik Pomeroy usulü bilateral tubal sterilizasyon idi. Her iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark izlenmedi (p>0.05). Premenstruel şikayet tanımlayan 14 (%18.7) hastanın 8 (%10.7)'inde uygulama tekniği laparaskopik tubal sterilizasyon, 6 (%8)'sında ise Pomeroy usulü bilateral tubal sterilizasyon idi. Menstruel siklus düzensizliği bulunan 10 (%13.3) hastanın 6 (%8)'sında uygulama tekniği laparaskopik tubal sterilizasyon, 4 (%5.3)'ünde ise Pomeroy usulü bilateral tubal sterilizasyon idi. Seksüel davranışta değişiklik öyküsü ise hastaların 13 (%17.3)'ünden alınmakta idi. Bu hastalardan 8 (%10.7)'inde uygulama tekniği laparaskopik tubal sterilizasyon, 5 (%.67)'ünde ise Pomeroy usulü bilateral tubal sterilizasyon idi. Sonuç: Post-tubal sterilizasyon sendromu, sterilizasyon tekniğine bağlı olmadan post operatif dönemde ortaya çıkabilen bir durumdur.