Journals / Medical Network Klinik Bilimler ve Doktor / 1998 / Cilt: 4 - Sayı: 4
Clinical significance of uterin artery Doppler evaluation of gestational trophoblastic disease
- Pages
- 620–624
- DOI
- —
Abstract
The objective of this study is to determine the significance of Doppler evaluation of utérin artery in gestational trophoblastic disease. Transvaginal Doppler examination was performed on randomly selected 33 cases who referred to family planning tinite for pregnancy termination and 16 cases of gestational trophoblastic disease in Zeynep Kamil Women and Children's Hospital, Department of High Risk Pregnancy between January 1996 and 31 July 1997. Utérin artery Doppler indices (A/B, RI, PI) were found to be significantly (over and peak sisfalic velocity to be higher in the gestational trophoblastic disease group than the control group, There was no corf elation between the levels of $\beta$hCG and utérin artery Doppler indices. There was significant negative corrélation between the the levels of $\beta$hCG and peak, sistalic velocity.
Özet
Bu çalışmanın amacı utérin arter Doppler incelemesinin gestasyonel trofoblastik hastalıktaki önemini saptamaktır. l Ocak 1996-31 Temmuz 1997 tarihleri arasında Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Hastanesinin jinekoloji servisine müracaat eden olgular arasından rasgele seçilen 16 gestasyonel trofoblastik hastalık olgusu ve elektif gebelik terminasyonu isteği ile aile planlaması servisine başvuran 33 olguya transvaginal Doppler ultrasonografi ile utérin arter Doppler incelemesi yapıldı, Gestasyonel trofoblastik hastalıklı olgularda kürtaj öncesi utérin arter Doppler indeksleri (A/B, RI, PI), kontrol grubu olgulara göre anlamlı olarak düşük; pik sistolik velosite ise anlamlı olarak yüksek bulundu. Serum $\beta$hCG seviyeleri ile utérin arter Doppler indeksleri arasında ilişki saptanamadı. $\beta$hCG ile pik sistolik velosite arasında anlamlı negatif ilişki saptandı. Sonuçta gestasyonel trofoblastik neoplazi nedeni ile izlenen olgularda utérin arter Doppler indekslerinin kürtaj sonrası düşük kalma eğilimini sürdürmesi koryokarsinoma veya invaziv molar hastalık varlığı konusunda klinisyeni uyarabileceği düşünüldü.