Journals / Medical Network Klinik Bilimler ve Doktor / 1999 / Cilt: 5 - Sayı: 1
Reliability of preoperative non-invasive IMA evaluation
- Pages
- 68–73
- DOI
- —
Abstract
PURPOSE: Many different grafts have been used during coronary artery bypass grafting operations until today. Recently IMA grafts have become the most widely used and prefered grafts. The purpose of this study is to compare and evaluate the difference of the methods of measuring the amount of blood flow through IMA grafts and its characteristics either by colour Doppler USG preoperatively or by observation peroperatively. MATERIAL AND METHOD: Fifty patients who have had elective CABG operation during May 1997-November 1997, in Ankara University Medical School Department of Cardiovascular Surgery, were included in this study. The mean age of 36 male and 14 female patients is 59.6±6.3 years. Flow characteristics and any pathology that obstruct the flow of MA were evaluated bilaterally in all patients by colour Doppler USG from fifth intercostal space. Intraoperatively, following systemic heparinisation, free flow and pulsation of the left IMA grafts cut from the anastomotic region were evaluated by using a measurement cup for 30 second. RESULT: Preoperative bilateral monitorisation of IMA flow by colour flow Doppler USG showed typical triphasic arterial flow characteristics with systolic and diastolic components. Mean blood flow measured from 5th intercostal space were 44±7 ml/min for LIMA and 39±6 ml/min for RIMA and there were no statistical significance between them. Per operative LIMA free flow characteristic was systolic and mean flow measurement was 78±13 ml/min. These results were significantly different from the preoperative colour flow Doppler USG measurements. CONCLUSION: According to our data, Doppler USG evaluation showed no atherosclerotic and obstructive lesions that alters flow characteristics or wall motion abnormalities. Hemodynamic parameters were normal and no difference was found between the two IMA. The preoperative low flow measurements determined by colour flow Doppler USG were probably related to high peripheric resistance. Recently it has been proved that graft patency can be determined by non-invasive methods. We believe that Doppler USG will be widely used following CABG operations to asses graft patency in the following years.
Özet
AMAÇ: Koroner arter bypass cerrahisinde bugüne kadar bir çok greft denenmiştir. Bugün İMA greftleri en yaygın olarak kullanılan ve en tercih edilen greftlerdir.Bu çalışmanın amacı; İMA greftlerinin preoperatif renkli doppler USG ile akım karakteristikleri ve miktarlarını, peroperatif yaptığımız gözlemlerle karşılaştırarak farklılıkları ortaya koymaktır. GEREÇ VE YÖNTEM: Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp-Damar Cerrahisi Anabilim Dalı'nda Mayıs 97-Kasım 97 tarihleri arasında gerçekleştirilen bu çalışmaya elektif' şartlarda koroner bypass cerrahisi uygulanan 50 hasta katılmıştır. Hastaların 36'sı erkek, 14'ü kadın ve ortalama yaş 59.6±6.3 idi. Tüm hastalarda operasyon öncesi bilateral renkli Doppler USG ile 5.interkostal aralık (İKA) bölgesinden İMA akımları ve akımı bozan herhangi bir patoloji olup olmadığı değerlendirildi. Peroperatif sol İMA'ların sistemik heparinizasyon sonrası anastomoz bölgesinden kesilerek 30 saniye süreyle ölçekli kaba serbest akım miktarı ölçülmüş ve pulzatilitesi değerlendirilmiştir. BULGULAR: Hastaların preoperatif bilateral renkli Doppler USG'lerinde her iki tarafta İMA akımlarının sistolik ve diastolik komponentleri ile tipik trifazik karakterli arteriyel akım örneği gösterdiği tespit edilmiştir. Her iki İMA'da 5. İKA bölgesinde yapılan debi ölçümlerinde sol İMA'larda ortalama akım 44±7 ml/dk, sağ İMA'larda ise 39±6 ml/dk olarak ölçülmüş ve iki taraf arasında istatistiksel farklılık bulunmamıştır. Peroperatif LİMA serbest akımları değerlendirildiğinde sistolik karakterli olan akımların ortalaması 78±13 ml/dk olarak ölçülmüş ve bu sonuçlar preoperatif renkli Doppler USG ölçümlerine göre belirgin olarak farklı bulunmuştur. SONUÇ: Elde edilen veriler değerlendirildiğinde hasta popülasyonundaki büyük farklılıklara rağmen Doppler USG incelemelerinde herhangi bir aterosklerotik görüntüye, akım karakteristiklerini bozan herhangi bir obstrüktif lezyona veya duvar düzensizliği bulgularına rastlanmamış, hemodinamik bulgular normal olarak değerlendirilmiş ve iki taraf İMA arasında fark olmadığı görülmüştür. Preoperatif Doppler USG ölçümlerinde akım miktarlarının az olmasını ise yüksek periferik rezistansa bağladık. Son yıllarda postoperatif greft patensinin noninvaziv olarak değerlendirilebileceği gösterilmiştir. Biz de Doppler USG'nin periferik damarlarda olduğu gibi koroner arter cerrahisi ve takibinde ilerleyen yıllarda daha yaygın kullanım alanı bulacağı inancındayız.