Journals / Medical Network Klinik Bilimler ve Doktor / 2001 / Cilt: 7 - Sayı: 4
The comparison of early and later symptoms of closed and open sphincterotomy by endoanal ultrasonography and anal manometry in chronic anal fissures
- Pages
- 471–477
- DOI
- —
Abstract
AMAÇ: Kronik anal fissürün en etkin tedavisi, lateral internal sfinkterotomidir. Ancak son zamanlarda, açık yönteme alternatif olarak, kapalı lateral internal sfinkterotomi yöntemi kullanılmaya başlanmıştır. Bu çalışmanın amacı; hangi yöntemin daha etkili ve daha az komplikasyonlu olduğunu ortaya koymaktır. GEREÇ VE YÖNTEM: Çalışmamızda; hastaları preoperatif ve postoperatif anal manometri ve endoanal ultrasonografi ile değerlendirerek açık ve kapalı yöntemlerin anal kanal fonksiyonlarına ve sfinkterlerin anotomik bütünlüğüne etkileri araştırılmıştır. BULGULAR: Manometrik çalışma sonucunda; her iki teknikde, ağrı semptomunun asıl nedeni olan internal anal sfinkter spazmı sonucu artmış anal istirahat basınçlarının, postoperatif dönemde, her iki grupta da yaklaşık % 47 oranında azalmış olarak bulunmuştur. Sıkıştırma basınçlarında ise postoperatif anlamlı bir değişiklik tespit edilmemiştir(P>0.05). Endosonografik olarak ise; her iki tedavi grubunda, internal anal sfinkterin; ağrıyı açıklayacak şekilde, kontrollere göre kalınlaşmış olduğu tespit edilmiştir. Postoperatif dönemde ise,kesilen kısmın dışındaki bölgelerde kas fibrillerinin yığılmasına bağlı,internal anal sfinkter kalınlığının her iki grupta da arttığını, eksternal anal sfinkter kalınlığının ise azaldığı tespit edilmiştir.Bu durum, istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur.(P<0.05) Postoperatif klinik değerlendirme sonuçlarında; her iki tedavi grubu arasında, ameliyat morbiditesi, fissür iyileşmesi, kontinansın devamlılığı ve rekürrens açısından anlamlı bir fark bulunmamıştır(P>0.05). Ancak kapalı grupta, ağrı şiddeti azdı, hastanede kalış süresi, dolayısıyla da maliyet daha düşük olarak tespit edilmiştir. SONUÇ: Sonuç olarak, daha az travmatik ve daha az ağrılı olduğu ve açık sfinkterotomi ile aynı başarılı sonuçları verdiği için, anal fissür tedavisinde öncelikle, kapalı sfinkterotomi yapılmasını öneriyoruz.
Özet
AMAÇ: Kronik anal fissürün en etkin tedavisi, lateral internal sfinkterotomidir. Ancak son zamanlarda, açık yönteme alternatif olarak, kapalı lateral internal sfinkterotomi yöntemi kullanılmaya başlanmıştır. Bu çalışmanın amacı; hangi yöntemin daha etkili ve daha az komplikasyonlu olduğunu ortaya koymaktır. GEREÇ VE YÖNTEM: Çalışmamızda; hastaları preoperatif ve postoperatif anal manometri ve endoanal ultrasonografi ile değerlendirerek açık ve kapalı yöntemlerin anal kanal fonksiyonlarına ve sfinkterlerin anotomik bütünlüğüne etkileri araştırılmıştır. BULGULAR: Manometrik çalışma sonucunda; her iki teknikde, ağrı semptomunun asıl nedeni olan internal anal sfinkter spazmı sonucu artmış anal istirahat basınçlarının, postoperatif dönemde, her iki grupta da yaklaşık % 47 oranında azalmış olarak bulunmuştur. Sıkıştırma basınçlarında ise postoperatif anlamlı bir değişiklik tespit edilmemiştir(P>0.05). Endosonografik olarak ise; her iki tedavi grubunda, internal anal sfinkterin; ağrıyı açıklayacak şekilde, kontrollere göre kalınlaşmış olduğu tespit edilmiştir. Postoperatif dönemde ise,kesilen kısmın dışındaki bölgelerde kas fibrillerinin yığılmasına bağlı,internal anal sfinkter kalınlığının her iki grupta da arttığını, eksternal anal sfinkter kalınlığının ise azaldığı tespit edilmiştir.Bu durum, istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur.(P 0.05). Ancak kapalı grupta, ağrı şiddeti azdı, hastanede kalış süresi, dolayısıyla da maliyet daha düşük olarak tespit edilmiştir. SONUÇ: Sonuç olarak, daha az travmatik ve daha az ağrılı olduğu ve açık sfinkterotomi ile aynı başarılı sonuçları verdiği için, anal fissür tedavisinde öncelikle, kapalı sfinkterotomi yapılmasını öneriyoruz.