Journals / Medical Network Klinik Bilimler ve Doktor / 2001 / Cilt: 7 - Sayı: 2
The importance of the periodic follow-up of hepatic hemangiomas by ultrasound
- Pages
- 172–175
- DOI
- —
Abstract
AIM: Hepatic hemangiomas are the most common benign tumors of the liver. In clinical practice, hemangiomas are followed-up for change in size by ultrasound periodically. Recently, there are a few reports claiming that hemangiomas can change in size chronologically. The aim of this study was to disclose the natural behavior of hemangiomas and to evaluate the clinical efficacy of sonographic follow-up; since little is known about the natural course of these tumors. MATERIAL AND METHODS: We performed clinical and sonographic follow-up of 16 hemangiomas in 14 patients. Ultrasound, computed tomography, dynamic computed tomography, Doppler ultrasound, magnetic resonance imaging and magnetic resonance angio were used where needed to make the differential diagnosis of hepatic masses. In two patients, laparoscopy was needed to make the definite diagnosis of hemangioma. The patients were followed-up monthly in first 3 months, then once in 3 months by ultrasound and additional imaging modalities where needed. Underlying liver diseases in these 14 patients included 3 cases with fatty liver, 3 cases with liver cirrhosis, and 2 cases with chronic viral hepatitis. The remaining 6 patients showed no evidence of underlying liver disease. RESULTS: Our follow-up period ranged 12-37 months. The average follow-up period was 19.3±4.5 months. None of the patients presented symptoms which could be attributed to the tumor. None of 16 hemangiomas increased in size during the follow-up period. Only one lesion showed 30% decrease in size. CONCLUSION: Ultrasound seems a safe and effective procedure in the follow-up of hepatic hemangiomas. Thus, if clinically diagnosed hemangioma which tends to increase in size is detected on ultrasound or other imaging modalities, laparoscopy should be preferably performed considering the possibility of hepatocellular carcinoma.
Özet
AMAÇ: Hemanjiomlar karaciğerin en sık gözlenen benign tümörleridir. Hepatik hemanjiomların boyutlarının periyodik olarak izlenmesi, klinik pratikte hemanjiomları karaciğerin malign tümörlerinden ayırmada sık kullanılan yöntemlerdendir. Ancak, son yıllarda yayınlanan bazı çalışmalarda hemanjiomların da boyutlarında artış olabileceği ileri sürülmüştür. Çalışmamızda, karaciğer hemanjiomlarının görüntüleme yöntemleri ile periodik olarak boyutlarının izlenmesinin klinik ve tanısal değerinin belirlenebilmesi amaçlanmıştır. GEREÇ VE YÖNTEM: Çalışmamıza karaciğerde hemanjiomu bulunan 14 hasta (16 hemanjiom) dahil edilmiş, bu hastalarda rutin kan tetkikleri, biyokimyasal çalışmalar, USG, dinamik BT, MR, Doppler USG ve MR-anjio görüntüleme yöntemleri ile karaciğerdeki kitlenin ayırıcı tanısı yapılmıştır. Olgularda gastroskopi, kolonoskopi yapılmış, alfafötoproteinin (AFP) de kapsandığı tümör göstergeleri çalışılmıştır. İki olguda hemanjiom tanısı için laparoskopi gerekli olmuştur. Hemanjiom olduğuna karar verilen olgular ilk 3 ay aylık, daha sonra 3'er aylık periodlar ile USG ve bazı gerekli görülen durumlarda diğer görüntüleme yöntemleri ile kitlenin boyutları açısından izlenmişlerdir. Çalışmamızdaki 14 hastanın 3'ünde karaciğer sirozu, 2'sinde ise kronik viral hepatit bulunmaktaydı; diğer hastalarda altta yatan karaciğer hastalığı yoktu. BULGULAR: Olgular 12-37 ay ortalama 19.3±4.5 ay izlem süresine sahiptiler. Hemanjiom tanısı ile izlenen 16 kitlenin izlem süresi içinde hiç birisinde boyut artışı olmamış sadece bir olguda boyutlarda %30'luk bir küçülme olmuştur. İzlem süresince hiçbir olguda klinik olarak hemanjiom dışında bir tümörü düşündürecek semptom, bulgu yada laboratuvar sonucuyla karşılaşılmamıştır. SONUÇ: Karaciğer hemanjiomu bulunan olgularda USG veya diğer uygun görüntüleme yöntemleri ile kitle boyutlarının periodik izlemi güvenli bir yöntem gibi görünmektedir. Kitle boyutlarında büyüme gözlenmesi hemanjiomlarda beklenmemektedir; bu nedenle lezyon boyutlarında artışın hepatosellüler karsinomaya işaret ediyor olabileceği düşünülmeli ve laparoskopik olarak tanı doğrulanmalıdır.