Journals / Medical Network Klinik Bilimler ve Doktor / 2001 / Cilt: 7 - Sayı: 1

Pseudotumor cerebri the results of long-term follow up and treatment of 16 cases

Psödotümör serebri 16 olgunun uzun süreli takip ve tedavi sonuçları

Pages
8–11
DOI
—

Abstract

AIM: To describe the clinical features, etiological associations, neuroradiological findings, medical treatment and initial diagnosis of Pseudotumor Cerebri (PC). MATERIAL AND METHODS: A total of 16 cases diagnosed as PC, were questioned in terms of age, gender (sex), symptoms and signs, duration of disease, medication received and possible etiological factors. Neurological and neuroophthalmological examination, analysis of CSF, blood count, biochemical analysis, vitamin A levels, visual field and neuroophthalmological tests were carried out for each cases. Results of medication and clinical follow up were recorded. RESULTS: Ratio of female/male patients and mean age were 4.3/1 and 26±7.3, respectively. CSF pressure was 270-540 mmH2O. The most prominent symptom was bilateral papilledema and most frequently seen clinical finding visual field defects. Aetiological factors involved obesity (75%) and use of contraceptives (25%). Patients with complaints of headache were initially treated for migraine and tension headache. Those cases not responding to the medication applied were sent for surgical treatment (25%). CONCLUSION: PC may be difficult to diagnose especially in early phases where there are atypical symptoms and papilledema is not developed. It should be considered that in cases with primary complaint of headache and cases not responding to medication applied. Early diagnosis and treatment are important in order to prevent visual losses which may deteriorate to blindness

Özet

AMAÇ: Psödotümör Serebri (PS)' nin klinik özellikler, etyolojik faktörler, nöroradyolojik bulgular, tedavi ve uzun süreli takip sonuçları yönünden değerlendirilmesi. GEREÇ VE YÖNTEM: PS tanı kriterlerine uyan 16 olgu, yaş, cins, semptom ve bulgular, hastalık süresi, şimdiye kadar aldıkları tanılar ve olası etyolojik faktörleri açısından sorgulandı. Her olgunun ayrıntılı nörolojik ve nörooftalmolojik muayenesi, BOS tetkiki, kan sayımı, biyokimyasal tetkikleri, vitamin A düzeyi, görme alanı ve nöroradyolojik tetkikleri yapıldı. Medikal tedavi ve klinik takip sonuçları kaydedildi. BULGULAR: Çalışma grubunun kadın/erkek oranı 4.3/1, yaş ortalaması 26±7.3 yıl, BOS açılış basıncı 270-540 mmH2O arasında idi. Başağrısı en belirgin semptom, bilateral papilödem ve görme alan defekti en sık rastlanan muayene bulgusu idi. Etyolojik faktörler arasında en sık obezite (%75) ve oral kontraseptif kullanımı (%25) öyküsü tespit edildi. Temel yakınması başağrısı olan olguların erken dönemde migren ve gerilim tipi başağrısı tanıları ile tedavi edildikleri gözlendi. Medikal tedaviye yanıt vermeyen 4 olgu (%25) cerrahi tedaviye verildi. SONUÇ: PS, atipik semptomlarla ortaya çıktığında veya henüz papilödem gelişmeyen erken dönemlerde tanı güçlüğü oluşturabilir. Özellikle primer yakınması başağrısı olan ve medikal tedaviye yanıt vermeyen olgularda ayırıcı tanıda gözönünde bulundurulması gerekir. Erken tanı ve tedavi, körlüğe kadar gidebilen görme kayıplarının önlenmesi açısından çok önemlidir.

Keywords: Tanı, ayırıcı,Baş ağrısı,Kafa içi hipertansiyon,Psödotümör serebri,Tanı teknik ve işlemleri,Papiledema