Journals / Meme Sağlığı Dergisi / 2007 / Cilt: 3 - Sayı: 3
Investigation of suspicious breast lesions with breast marking technique
- Journal
- Meme Sağlığı Dergisi
- Pages
- 140–142
- DOI
- —
Abstract
OBJECTIVE: Recently , frequently used needle-localised breast biopsy tecnique has important value to evaluate nonpalpable breast lesions. In our study; we aimed to evaluate the radiological findings that led to the prebiopsy needle localization of nonpalpable breast lesions detected in screening mammography and sonography. METHOD: Fifty seven uncertian breast lesions, which were preoperatively localized by ultrasonographically guided needle-wire localization system, between 01 January 2005 and 31 July 2006 in the Department of Surgery, GATA were included in the study. Radiologic and histopathologic results were analyzed by SPSS for windows 10.0 statistic program. RESULTS: Patients mean age were 48.8 (27-76). Mammmografic findings were; 25 well shaped lesions(% 43.9), 8 uncertian bordered lesions (% 14) , 22 micro calcifications (% 38.6), 1 asymmetric density (%1.8), 1 malign seemed spiculated lesion (%1.8). Histopathologic results were; 43 benign lesions (% 75.4), 14 malign lesions (% 75.4). Benign lesions were; 28 fibrocystic changes (% 49.1), 3 fibroadenomas (% 5.3), 9 fibrocystic changes + fibroadenomas (%15.8), 2 intraductal papillomas (%3.5), 1 ductal epitelial hyperplasia (%1.8). Malign lesions were; 12 intraductal carcinomas (%21.1), 1 infiltrative lobulary carcinoma (%1.8), 1 mixed carcinoma (intraductal carcinoma+ infiltrative lobulary carcinoma). CONCLUSION: İn early diagnosis of the breast cancer, the currency of the imaging guided needle localization of nonpalpable breast lesions has been proved. Despite some tecnical problems which can be tacled with more practise, it should be used widely.
Özet
AMAÇ: Günümüzde sıklıkla kullanılan işaretleme biyopsisi yönteminin nonpalpabl meme lezyonlarının tanımlanmasında önemli yeri vardır. Çalışmamızda nonpalpabl meme lezyonlarının tel işaretleme yardımıyla yapılan biyopsi sonuçlarının geriye dönük olarak incelenmesini amaçladık. YÖNTEM: GATA Genel Cerrahi AD. Polikliniğine 1 Ocak 2005 - 1 Temmuz 2006 arasında başvuran; şüpheli meme lezyonu olan ve ‘tel işaretleme yöntemi’ yardımıyla biyopsi uygulanan 57 hasta çalışmamıza dahil edildi. Hastaların radyolojik ve histopatolojik sonuçları değerlendirilerek elde edilen veriler ‘SPSS for Windows 10.0’ istatistik programı kullanılarak analiz edildi. BULGULAR: Çalışmaya alınan 57 hastanın yaş ortalaması 48.8 ( 27-76 yaş )idi. Mamografik değerlendirmede hastaların 25 inde (% 43.9) düzgün kontürlü kitlesel lezyon, 8 inde (% 14) sınırları belirsiz kuşkulu lezyon, 22 sinde (% 38.6) mikrokalsifikasyonla uyumlu lezyon, 1 inde (%1.8) asimetrik dansite veren , 1 inde de (%1.8) malign görünümlü spiküler lezyon rapor edildi. Histopatolojik değerlendirmede; 43 hastada (% 75.4) benign, 14 hastada (%24.6) malign lezyon tespit edildi. Benign lezyonların 28’i (% 49.1) fibrokistik değişiklik, 3’ü (% 5.3) fibroadenoma, 9’u (%15.8) fibrokistik değişiklik ve fibroadenoma, 2’si (%3.5) intraduktal papillom, 1 tanesi de (%1.8) duktal epiteliyal hiperplazi olarak bulundu, malign olanların 12’si (%21.1) intraduktal karsinom, 1’i (%1.8) infiltratif lobüler karsinom, 1’ i de mikst karsinom ( intraduktal karsinoma + infiltratif lobüler karsinoma ) olarak saptandı. SONUÇ: Meme kanserinin erken tanısında, palpe edilemeyen şüpheli lezyonların tanımlanmasında ‘tel işaretleme yöntemi’ günümüzde geçerliliği ortaya konmuş bir metoddur. Pratiğinin artırılması ile kolayca aşılabilecek bazı teknik sıkıntıları olmakla birlikte etkin ve yaygın olarak kullanılması desteklenmelidir.