Journals / Meme Sağlığı Dergisi / 2009 / Cilt: 5 - Sayı: 4

Meme kanseri taraması ve önlenmesinde "yüksek –risk klinikleri"nin rolü

The role of "high risk clinics" in screening and managing breast cancer

Pages
167–174
DOI
—

Abstract

Breast cancer is the most common cancer among women, and its prevalence and associated mortality rate is increasing significantly in developing countries. Early diagnosis and proper management are necessary to reduce breast cancer morbidity and mortality, as evidenced by the positive impact of breast cancer screening in the United States and elsewhere. The Breast Health Global Initiative set forth breast health care guidelines for early detection, diagnosis and treatment in countries with limited resources. Breast cancer screening guidelines include more rigorous schedules for women, at high-risk of developing this disease and for whom the general guidelines for screening are not adequate for early detection of breast cancer. Identification of women at high-risk is, therefore, important. For individual patients, breast cancer risk evaluation may include assessment of personal and family history, genetic testing if indicated, and estimation of risk using population-based models, such as the Gail-model. Patients may be at high-risk due to modifiable or nonmodifiable risk factors, and risk scores may be assigned using the populationbased models. Patients with non-modifiable risk factors and high-risk scores require heightened surveillance, and some groups benefit from chemoprevention or risk reduction surgery. The aim of this review is to emphasize the importance of high-risk breast cancer clinics in assessing breast cancer risk, screening high-risk patients, and managing the therapy and continued follow up of women who are at high-risk of developing breast cancer in developed and developing countries.

Özet

Meme kanseri kadınların en sık kanseri olup, gelişmekte olan ülkelerde prevalans ve mortalite oranları anlamlı olarak artmaktadır. Amerika Birleşik Devletleri ve gelişmiş başka ülkelerde de meme kanseri taramasının pozitif etkinliği kanıtlanmış olup, erken tanı ve uygun yaklaşım şekli meme kanserinin mortalite ve morbiditesinin düşürülmesi için gerekmektedir. “The Breast Health Global Initiative”in yayınladığı dördüncü meme sağlığı ve bakımı rehberinde erken tanı, diagnoz ve tedavi sınırlı imkanlara sahip ülkeler için de önerilmektedir. Meme kanseri tarama rehberleri bu hastalığa yakalanmada “yüksek-riskli” kişiler için sıkı takip şeması önerirken, diğer taraftan erken tanı için tarama gerekmeyen kişileri de ortaya koyar. Bu yüzden “yüksek-risk” grubu hastaların tanımlanması önem taşır. Meme kanseri riskinin bireysel değerlendirilmesi kişisel ve ailesel anamnez, gereğinde genetik testler ve “Gail model” gibi toplum- tabanlı modellerle risk tahminini içerir. Bu toplumsal modellerle yüksek-risk hastalarının saptanması değiştirilebilir veya değiştirilemez risk faktörleri tanımlanmasına dayanmaktadır. Değiştirilemez risk faktörleri ve yüksek-risk skoru bulunan hastalarda sıkı takip gerekirken, bazı gruplar ilaçla koruma veya risk-düşürücü cerrahiden faydalanabilir. Bu derlemenin amacı gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde meme kanseri riskinin değerlendirilmesinde “yüksek-risk klinikleri”nin önemi, yüksek-riskli hastaların taranması, meme kanseri gelişimi için “yüksek-riskli” kadınların sürekli takip ve tedavi gereğini vurgulamaktır.

Keywords: Kanserin erken teşhisi,Meme neoplazmları,Tamoksifen,Kimyasal önleme,Raloksifen