Journals / Meme Sağlığı Dergisi / 2011 / Cilt: 7 - Sayı: 2

Correlation between lymph node ratio and pathological prognostic factors in node-positive breast cancer

Lenf nodu pozitif meme kanserlerinde lenf nodu tutulum oranlarının patolojik prognostik faktörlerle ilişkisi

Pages
127–133
DOI
—

Abstract

Purpose: Recently, numerous studies suggest that ratios of involved nodes may have greater prognostic value than absolute numbers of involved nodes in breast cancer. Several authors propose that lymph node ratio (LNR) should be added to the TNM staging system. It seems to be new studies with large databases are neded to clearify the issue. As far as we know, in literature there isn&#8217;t a study which is purposing to evaluate the relation between LNR and pathologic prognostic factors. The current study evaluated the relationship between LNR and pathological prognostic factors in node positive breast cancer patients. Patients and methods: 150 node positive breast cancer patient (pT1-3, pN1-3, M0) who underwent modified radical mastectomy was reviewed according to LNR. LNR (=number of involved lymph nodes/total number of lymph nodes removed x100) was calculated for each case. Than we evaluated the statistical relation between calculated LNRs and pathological prognostic factors. Results: We established significantly difference between two groups (LNR &#8804;25% versus >25%) according to lymphovascular invasion (p=0.008), extracapsular tumour extension (p=<0.001) and fixation of lymph nodes (p=<0.003). Conclusion: Based on our data, lymphovascular invasion, extracapsular tumour extension and fixation of lymph nodes are the factors that have influence on LNR. We believe that relation between LNR and these factors should be considered in studies that purpose to evaluate the prognostic importance of LNR in breast cancer.

Özet

Amaç: Son yıllarda, meme kanserli hastalarda daha hassas prognostik gruplama yapabilmek için lenf nodu tutulum oranının (LNTO) kullanılabileceği önerilmektedir. LNTO’nun klinik gidiş ve sağ kalımla anlamlı ilişkisi bulunduğunu ve metastatik lenf nodu sayısına göre prognozu daha iyi yansıttığını ileri süren birçok klinik çalışma mevcuttur. Ancak, konunun tam olarak anlaşılması için daha geniş hasta serileriyle yapılacak sağ kalım çalışmalarına ihtiyaç duyulmaktadır. Bildiğimiz kadarıyla literatürde LNTO’nun patolojik prognostik faktörlerle ilişkisi konusunda yapılmış bir çalışma bulunmamaktadır. Ancak LNTO’nun patolojik prognostik faktörlerle ilişkisinin detaylı bir şekilde bilinmesi, sağ kalım çalışmalarında doğru modellerin kurulmasına önemli katkılar sağlayabilir. Biz bu fikirden yola çıkarak lenf nodu pozitif meme kanserlerli olgularda LNTO’nun patolojik prognostik faktörlerle ilişkisini araştırdık. Hastalar ve Yöntem: Modifiye radikal mastektomi uygulanmış, aksiller metastazı bulunan (pT1-3, pN1-3, M0) 150 meme kanseri olgusunu LNTO açısından değerlendirdik. Her olguda LNTO (=metastatik lenf nodu sayısı/ toplam lenf nodu sayısı x100) hesapladık. Hesaplanan LNTO’ların hangi patolojik prognostik faktörlerden etkilenmiş olabileceğini istatistiksel olarak değerlendirdik. Bulgular: LNTO ≤%25 ve >%25 olan iki grup arasında lenfovasküler invazyon (p=0,008), ekstrakapsüler tümör yayılımı (p=<0,001) ve konglomerasyon (p=<0,003) yönünden anlamlı fark bulunduğunu; yaş, tümör çapı, multifokalite/ multisentrisite, yerleşim yeri, histolojik tip, histolojik grade, tümör nekrozu varlığı, toplam lenf nodu sayısı, ER boyanması, PR boyanması ve CerbB2 boyanması yönünden ise anlamlı fark bulunmadığını gördük. Sonuç: Bulgularımıza göre LNTO üzerinde lenfovasküler invazyon, ekstrakapsüler tümör yayılımı ve konglomerasyon etkili olmaktadır. Bu faktörlerden birinin varlığı durumunda LNTO’nun artma eğiliminde olduğunu, dolayısıyla sağ kalım çalışmalarında bu ilişkinin göz önünde bulundurulmasının katkı sağlayacağını düşünüyoruz.