Journals / Meme Sağlığı Dergisi / 2011 / Cilt: 7 - Sayı: 3
Lapatinib ile ilişkili tekrarlayıcı supraventrikuler taşikardi: Olası kardiyak yan etki bildirimi
- Journal
- Meme Sağlığı Dergisi
- Pages
- 188–190
- DOI
- —
Abstract
While cardiac toxicity due to chemotherapeutic agents is rare, it is a major cause of mortality. The most frequent cardiac toxicity is myocardial cell damage and particularly left ventricular ejection fraction reduction, which is due to anthracycline, progresses irreversibly to cardiac failure. However in trastuzumab associated cardiotoxicity, contractility dysfunction occurs in myocytes and the reduction of ejection fraction is reversible, since there is no cell damage. This cardiotoxicity which is due to transtuzumab is quite rare and although more rarely, it may also develop in patients using lapatinib through a similar mechanism. Nevertheless, cardiac arrhythmia without a left ventricular dysfunction is not reported in the literature. In this article, we aimed to present an electrocardiography confirmed supraventicular tachycardia attack which had developed after the first dose of lapatinib in a metastatic breast cancer patient. We want to discuss the development of an isolated supraventricular tachycardia, without a left ventricular dysfunction, in patients who do not have a history of hypertension, cardiac disease or any sign of cardiotoxicity, through using the cardiotoxicity related information in the literature.
Özet
Kanser tedavisinde kullanılan ilaçlar ile ilişkili kardiyak toksisite nadir görülür fakat önemli bir mortalite nedenidir. En sık görülen kardiyak toksisite miyokardiyal hücre hasarıdır ve özellikle antrasiklin ile oluşan sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonundaki azalma irreversibl olarak konjestif kalp yetersizliğine ilerler. Halbuki, trastuzumab ile ortaya çıkan kardiyotoksisitede miyozitlerde kontraktilite disfonksiyonu oluşur ve hücre hasarı olmadığı için ejeksiyon fraksiyonunda reversibl olarak azalmaya neden olur. Trastuzumab ile ortaya çıkan bu kardiyak toksisite oldukça nadirdir ve benzer mekanizma ile daha da nadir olarak lapatinib kullanan hastalarda da gelişebilir. Buna rağmen, sol ventrikül disfonksiyonu olmaksızın ortaya çıkan kalp ritm bozukluğuna literatürde rastlanmamıştır. Biz bu yazıda, metastatik meme kanseri tanısı ile lapatinib tedavisi alan hastamızda ilk doz sonrasında gelişen ve elektrokardiyografi ile kanıtlanan supraventriküler taşikardi atağını sunmayı amaçladık. Öncesinde hipertansiyon, kardiyak hastalık öyküsü ve herhangi bir kardiyotoksisite bulgusu bulunmayan hastada sol ventrikül disfonksiyonu olmaksızın gelişen izole supraventriküler taşikardi atağı, literaturdeki kardiyotoksisite ile ilişkili bilgiler de kullanarak tartışılmak istenmiştir.