Journals / Megaron / 2014 / Cilt: 9 - Sayı: 4
Urban ıntegrity: The City of nicosia, Turkish republic of northern cyprus
- Journal
- Megaron
- Pages
- 289–311
- DOI
- —
Abstract
For more than one thousand years, the island of Cyprus has borne witness to the history of different cultures and their sov- ereignties. In the 19th century, starting in 1877, the process of turning the Ottoman island into a British dominion opened up a new phase in the development of both the island and its cit- ies. Nicosia began to spread outside the city walls after 1925, when the island came fully under the dominion of the British. In this period, some new roads and a square were constructed to improve urban integrity. In 1959, The Republic of Cyprus was es- tablished and the island gained independence in 1960. However, due to escalating political and social unrest, the country itself and its capital Nicosia were divided into two parts in 1974. The new situation opened up another phase in the development of the northern part and its capital, affecting social life in terms of integrity and coherence. It also brought with it negative pres- sures on the economy as a result of the embargo applied by the western world. In this new situation, there even existed practical difficulties in terms of how the city should be referenced, with some long and complicated alternatives suggested: Turkish Re- public of Northern Cyprus City of Nicosia, North Nicosia etc. In this essay, the term Nicosia is used for ease of expression.
It is interesting to see that various studies have laid emphasis on the possibility of integrating cities via improvement of pedestrian accessibility. The same effect has been studied and sought out recently by several researchers on vehicle transportation. In this study, the Nicosia transportation network is analysed using the space syntax method, with a view to determining ways in which the integrity of the citys structure could be developed under dif- ferent scenarios.
Özet
Kıbrıs adası, tarih boyunca ve özellikle son bin yılda değişik kültür ve egemenliklere tanıklık etmiştir. XIX. yyda Osmanlı toprağı olan Adanın 1877 de başlayan İngiliz sömürgesine dönüşme sürecinde kentlerde de bir değişim ve gelişim dönemi başlamıştır. Buna göre, adanın tam olarak İngiliz hakimiyeti altına girdiği 1925 yılından itibaren Lefkoşanın, sur dışı alanda yayılması hız kazanmıştır ve kentsel bütünleşikliğin artırılması maksadıyla yönetim tarafından yol ağının geliştirilmesi ve meydanlar gibi uygulamalar gerçekleş- tirilmiştir. 1959da Kıbrıs Cumhuriyeti ilan edilmiş ve 1960 yılında ise Ada bağımsızlığını kazanmıştır. Fakat sonrasında giderek artan siyasal ve sosyal olaylar nedeniyle, 1974 yılında Ada ile beraber Lefkoşa da fiziki olarak ikiye bölünmüştür. Bu yeni durumda ada- nın kuzey kesimi ile başkenti Lefkoşanın kentsel bütünleşiklik bağlamında birlikteliklerin ve sosyal yaşamın çeşitli etkilere ma- ruz kaldığı yeni bir dönem daha başlamış, batı dünyası tarafından uygulanan ambargo sonucunda da baskı altında bir ekonomi oluş- muştur. İkiye bölündükten sonra Lefkoşaların anılması da bazı pratik zorluklar getirmektedir. Ayrıntılı olarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Lefkoşa Kenti veya kısaca KKTC Lefkoşa, veya mek- tupta anar gibi Lefkoşa KKTC yazmanın doğru görünmesine karşın uzun ve karmaşıktır. Bir başkası, Kuzey Güney ayırımı yaparak Kuzey Lefkoşa olarak ifade etmek olabilir. Ancak makalede aksi bir durumla karşılaşılmadıkça KKTC Lefkoşa kentini Lefkoşa olarak anmak sadelik getirecek ve anlatım kolaylığı sağlayacaktır. Ulaşım ağlarındaki bütünleşiklik ile özellikle yaya ulaşım yapısı arasında bir ilişki olduğunun çeşitli çalışmalarda vurgulanmış olması çok önemli ve ilgi çekicidir. Aynı etkinin, son zamanlarda taşıt ulaşım ağları üzerinden inceleyen ve bu bakışla yapılmış çeşitli çalışmalar bulunmaktadır. Bu çalışmada ise Lefkoşanın ulaşım ağları mekan dizimi yöntemi ile analiz edilmiş ve kentin bu bağlamda yapısı ir- delenmiş, kentsel bütünleşikliğin geliştirilebilirliği modellemeler aracılığıyla incelenmiştir.