Journals / Memleket Siyaset Yönetim / 2017 / Cilt: 12 - Sayı: 28

THE TRANSFORMATION OF SPATIAL PLANNING LEGISLATION AND ITS IMPLEMENTATION IN TURKEY FROM THE PROPOSAL OF BASIC LAW OF PUBLIC ADMINISTRATION TO TODAY

TÜRKİYE’DE KAMU YÖNETİMİ TEMEL KANUNU TASARI- SINDAN BUGÜNE MEKÂNSAL PLANLAMA MEVZUATI VE UYGULAMALARININ DÖNÜŞÜMÜ VE ETKİLERİ

Pages
53–80
DOI
—

Abstract

In the last three decades, discussions on crisis of capitalism and restructuring of state gained a spatial dimension. Decentralization, scale and administrative level, transfer of authority between different levels of government top-down and bottom-up constitutes important areas of study. Authorities have been continuously re-distributed among central and local government levels of the state, new scales are constituted or old ones became ossified. Rearrangements of territorial administration in Turkey under local government reform in the last decade can be accounted for the same scope. These changes created structural influences on urban planning. In this paper, the changes in spatial planning system in post- “Proposal of the Basic Law of Public Administration” period will be handled with regards to rescaling in a critical approach

Özet

Son otuz yıldır, kapitalizmin krizi ve devletin yeniden yapılandırılması tartışmaları mekânsal bir boyut kazanmaya başlamıştır. Özellikle adem-i merkezileşme, ölçek ve yönetsel düzeyler, yetkilerin devletin farklı kademeleri arasında yukarıdan aşağıya ve aşağıdan yukarıya taşınması önemli çalışma alanlarını oluşturmaktadır. Devletin merkezi ve yerel yönetimler düzeyleri arasındaki yetkiler sürekli olarak yeniden dağıtılmakta, yeni ölçekler oluşturulmakta ya da eski ölçekler önemini kaybetmektedir. Son on yıldır Türkiye'de yerel yönetimler reformu adın altında gerçekleştirilen mülki idare değişiklikleri de bu kapsamdadır. Bu değişikliklerin kent planlama sürecine yapısal etkileri olmaktadır. Bu makalede 2000'li yılların başında kısmen yasalaşan "Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısı" sonrası dönemde mekânsal planlama sistemindeki değişiklikler yeniden ölçekleme açısından eleştirel bir yaklaşımla ele alınacaktır