Journals / Journal of Turkish Spinal Surgery / 2010 / Cilt: 21 - Sayı: 4

Long-term clinical outcome of combined two-drug therapy and surgery for treatment of lumbar spinal tuberculosis

Lomber omurga tüberkülozunda ikili antibiyoterapi ve cerrahinin uzun dönem sonuçları

Pages
351–362
DOI
—

Abstract

Background Data: Tuberculosis (TB) is the most common granulomatous infection of the spine. Its prevalence is rising due to higher number of immune suppressed individuals and increased drug resistance. Chemotherapeutic agents remain cornerstone of treatment. Surgery is indicated when anti-tuberculosis therapy (ATT) fails, neurological deficit or deformity occur. Lumbar involvement is relatively rare and its unique anatomical and properties yield a more favorable outcome. Purpose: To evaluate 10 years clinical outcome of patients with TB of the lumbar spine who had undergone surgery combined with short-course (9 months) two drug ATT . Patients and Methods: Patients who were operated in our clinic and received 9 months of ATT (INH 5 mg/kg and rifampicin 10 mg/kg) between years 1993-2000 were included in our study. Patients with less than 10 years of follow-up were excluded. Preoperative, immediate post-operative and final local kyphosis angle and neurological status were analyzed. Results: Mean follow-up period of 8 patients was 150.3 months (130-206). Mean local kyphosis angle was -13.3º (range -8º, -18º).Mean correction was 8.9º. At the final follow-up, mean loss of correction was 3.7º (50 %), 3.3º (62 %) and 2º (12 %) degrees for anterior only, posterior only and combined surgery, respectively. Conclusion: Successful deformity prevention, shorter hospitalization need, good clinical outcome and early mobilization make internal instrumentation of the spine combined with ATT advantageous over bed rest and orthotics use. Effective ATT combined with proper surgical technique yields high fusion rates and favorable outcome. Anatomical properties of the lumbar spine help to maintain the lordosis.

Özet

Geçmiş Bilgiler: Tüberküloz (TB) omurganın en yaygın granülomatoz enfeksiyonudur. İmmünsuprese hasta sayısının ve kemoterapötiklere direncin artması sebebi ile prevelansı artmaktadır. Tedavinin temelini kemoterapi oluşturur. Antitüberküloz kemoterapinin (ATT) başarısız olduğu, nörolojik defisit veya instabilite gelişmiş olgularda cerrahi endikasyonu vardır. Lomber tutulum göreceli olarak azdır ve lomber vertebranın anatomik ve mekanik özelliklerinden dolayı prognoz farklıdır. Amaç: Lomber TB tanısı ile 9 aylık ikili ATT ve cerrahi uygulanmış hastaların minimum 10 yıllık klinik sonuçlarını incelemek. Hastalar ve Metod: Çalışmamıza aktif lomber spinal TB tanısı ile 1993-2000 yılları arasında kısa dönem (9 ay) ikili ATT (INH 5 g/kg, rifampisin 10 mg/kg) ve cerrahi uygulanmış, minimum 10 yıllık takibi olan hastalar dâhil edilmiştir. Hastaların ortalama takip süreleri 150.3 (130-206) aydır. Operasyon öncesi, operasyon sonrası erken dönem ve son kontrollerindeki lokal kifoz açıları ve nörolojik muayeneleri karşılaştırılmıştır. Sonuçlar: Preoperatif lokal kifoz açısı ortalama -13.3º (-8º, -18º),cerrahi sonrası ortalama korreksiyon 8.9º bulundu. Sadece anterior girişim yapılan hastaların son kontrolünde korreksiyonda 3.7º (% 50) kayıp gözlendi. Sadece posterior girişim yapılan hastaların son kontrolünde 3.3º (% 62) kayıp gözlendi. Kombine anterior ve posterior girişim yapılan hastaların son kontrolünde 2º (% 12) kayıp gözlendi. Çıkarımlar: Kemoterapiye ek olarak omurga immobilizasyonun gerektiği durumlarda deformite oluşumunu engellemeleri, erken harekete izin vermeleri, hastanede kalış süresini kısaltmaları ve iyi klinik sonuçları sebebi ile internal fiksasyon cihazları yatak istirahati ve ortez kullanımına göre daha avantajlıdır. Etkin bir antibiyoterapi ile beraber uygun cerrahi teknik kullanılan hastalarda yüksek füzyon oranları ve iyi klinik sonuçlar elde edilir. Lomber bölgenin anatomik özellikleri de lordozun sağlanmasında yardımcıdır.