Journals / Journal of Turkish Spinal Surgery / 2011 / Cilt: 22 - Sayı: 1

Morphometric analysis of thoracolumbar spine

Torakolomber bölge omurgalarının morfometrik analizi

Pages
19–23
DOI
—

Abstract

In the spine surgery, each vertebrae in the thoracolumbar region has to be notably analysed as a separate region because of their common anatomical and morphometric features. Especially being a biomechanically transition zone leads to happen most of the fractures in this region. Throughout this study, the purpose is to measure the morphometric features of each vertebrae in the thoracolumbar region in healthy population. For this purpose A-P length on the sagittal plane, vertebral body heights, A-P and lateral radius on the axial plane of T11, T12 and L1 vertebrae of 100 healthy male patients with mean age 33.4 ± 4.4 (30-40 age) who has been to outpatient clinic and CT, MRI and Xrays have been realised for other reasons, were measured and recorded. Furthermore, all correlations analysed if there is a common constant between height, length and A-P and lateral radius by setting a mathematical function. In this study the mean A-P length for T11, T12 and L1 were 41.1±3.4 mm, 42.2±3.8 mm, 43.1±3.7 mm and the heights were 30.1±2.9 mm, 31.1±3.3 mm, 31.8±3.4 mm determined respectively. There were no statistical difference between heights and lengths of vertebrae (p>0.05). There were no statistical difference between lateral and A-P radius measured on axial plane (p>0.05). We have detected that there was a statistically similar constant in the ratio of 0,1 between height and A-P length and this constant was 1.355±0.111 and the distribution was statistically similar. According to the results of this study and based on retrospective radiologic analysis of between 20- 40 ages 100 healthy individual, there was no statistically difference between morphometric measures of each thoracolumbar vertebrae and there was only one similar constant difference ( as a constant multiplier) between A-P length and side diameters of regional vertebrae.

Özet

Torakolomber bölgede yer alan omurların ortak anatomik ve morfometrik özellikleri nedeniyle omurga cerrahisinde ayrı bir bölge olarak incelenmesi tercih edilmektedir. Özellikle biyomekanik olarak bir geçiş bölgesi olması, omurga kırıklarının büyük çoğunluğunun bu bölgede yer almasına neden olmaktadır. Bu çalışmada, torakolomber bölge omurlarının sağlıklı bireylerdeki morfometrik özelliklerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla hastanemiz polikliniğine başvuran ve başka sebeplerle torakolomber grafi ve BT/MR çekilmiş, torakolomber bölgede hiç bir patolojisi olmayan ortalama yaşları 33.4 ± 4.4 (30-40 yaş) 100 sağlıklı erkek hastanın T11, T12 ve L1 omurlarının sagittal kesitlerde ön – arka uzunlukları, cisim yükseklikleri, aksiyel kesitlerde ön-arka ve lateral çapları ölçülerek kaydedilmiştir. Seviyeler arası ortalamalar istatistikî olarak karşılaştırılmıştır. Ayrıca, yükseklik ve uzunluk ve her iki çap arasında matematiksel bir bağıntı kurarak ortak bir sabit olup olmadığı araştırılmıştır. Yapılan incelemede T11, T12 ve L1 omurlar için sırasıyla ön-arka uzunluğun ortalama 41.1 ± 3.4mm, 42.2 ± 3.8mmve 43.1 ± 3.7mmolduğu, yüksekliklerin de sırasıyla 30.1 ± 2.9 mm, 31.1 ± 3.3 mm ve 31.8 ± 3.4 olduğu saptanmıştır. Omurların ortalama uzunluk ve yükseklikleri arasında istatistikî olarak anlamlı bir fark olmadığı belirlenmiştir (p>0.05). Aksiyel kesitlerde ölçülen ön-arka ve yan çapların ortalamaları arasında istatistikî olarak anlamlı bir fark olmadığı saptanmıştır (p>0.05). Yükseklik ve ön-arka uzunluk arasında 0,1 oranında farkla istatistikî olarak benzer bir sabit olduğu, bu sabitinde ortalama 1.355 ± 0.111 olduğu ve istatistikî olarak dağılımın benzer olduğu belirlenmiştir. 20-40 yaş arası 100 sağlıklı bireyin retrospektif radyolojik incelemelerine dayanan bu çalışmanın sonuçlarına göre torakolomber bölge omurlarının morfometrik ölçümlerinin istatistiki olarak anlamlı bir fark olmadığı ve bu bölge omurlarında yükseklik ile uzunluk arasında ve ön-arka ve yan çaplar arasında benzer tek bir sabit çarpan kadar fark olduğu saptanmıştır.