Journals / İzmir Tepecik Eğitim Hastanesi Dergisi / 2017 / Cilt: 27 - Sayı: 3
Transitional cell bladder carcinoma seen in our clinic in two patients younger than eighteen years
- Pages
- 246–250
- DOI
- —
Abstract
Transitional cell carcinoma of the bladder is rarely seen under 40 years of age,and they are known as diseases of advanced age .Most patients present with painless macroscopic hematuria. However they may be asymptomatic, and diagnosed incidentally.In our clinic two cases have been diagnosed with bladder cancer within the last 6 months. The first one was a 17-year-old female patient who complained of bloody urination that started within the last week.The patient had abundant red blood cells as detected during her urinalysis. On her urinary ultrasonograms (US); a 26x13 mm vascular solid lesion localized on the right side of the posterior wall of the bladder.Transurethral resection of bladder tumor (TUR-BT) was performed, and histopathologic examination revealed low grade noninvasive papillary urothelial carcinoma (PUC).Intracavitary epirubicin treatment was given to the patient once weekly for 8 weeks. No new tumor was detected during the first control cystoscopy performed after intracavitary epirubicin treatment and she was followed up with control cystoscopies to be performed at regular intervals. Our other case was a 16-year-old female patient who was admitted to our pediatric surgery clinic with complaints of intermittent burning and bleeding during urination within the last one month. Urinary US demonstrated a well defined 6.5x13 mm sized hypoechoic lesion without acoustic shadowing localized on posterior right parasagittal part of the bladder wall, so basket polypectomy was performed. Histopathologic examination of the specimen obtained, revealed low grade noninvasive PUC; then patient was referred to us. On control US a 8 mm- polypoid Alındığı tarih: 11.12.2016 mass was observed on the right posterior part of the bladder wall. TUR-BT was performed, and histopathologic examination revealed low grade noninvasive PUC. With this result, the patient was considered to have a low-risk bladder cancer and she was decided to be followed up with Kabul tarihi: 07.03.2017
Özet
Transizyonel hücreli mesane kanserleri 40 yaş altında ender olarak görülen ve ileri yaş hastalığı olarak bilinen kanserlerdir. Hastaların çoğu ağrısız makroskopik hematüri ile başvururlar ancak asemptomatik olup, insidental olarak da tanı alabilirler. Kliniğimizde son 6 ay içinde mesane kanseri tanısı konan 18 yaşın altındaki 2 olgumuzdan ilki on yedi yaşında kadın hasta olup, son bir hafta içinde başlayan idrarda kanama yakınması mevcuttu. Olgunun tam idrar tetkikinde bol eritrosit mevcuttu ve üriner ultrasonografisinde (USG); mesane posterior sağında yaklaşık 26x13 mm boyutunda vasküler solid lezyon izlenmekteydi. Hastaya transüretral rezeksiyon-mesane tümörü (TUR-MT) yapıldı ve histopatolojik inceleme sonucu düşük dereceli noninvaziv papiller ürotelyal karsinom geldi. Hastaya haftada bir olmak üzere 8 hafta süre ile intrakaviter epirubisin tedavisi verildi. İntrakaviter epirubisin tedavisi sonrası yapılan ilk kontrol sistoskopisinde yeni tümör saptanmadı ve belli aralıklarla yapılacak olan kontrol sistoskopileri ile takip altına alındı. Diğer olgumuz on altı yaşında kadın hasta olup, son bir aydır olan ve aralıklı devam eden idrarda yanma ve kanama yakınması nedeni ile hastanemiz çocuk cerrahi kliniğine başvurmuş. Hastaya yapılan üriner USG'de; mesane posterior sağ parasagittal yerleşimli 6,5x13 mm boyutlu akustik gölge vermeyen düzgün sınırlı hipoekoik lezyon izlenmesi üzerine basket polipektomi yapılmış. Alınan materyalin histopatolojik inceleme sonucu düşük dereceli noninvazif papiller ürotelyal karsinom gelmesi üzerine hasta tarafımıza refere edildi. Kontrol amaçlı çekilen üriner USG'de; mesane sağ posterior lateralde 8 mm çaplı polipoid görünüm izlenmekteydi. Hastaya TUR-MT yapıldı ve histopatolojik inceleme sonucu düşük dereceli noninvaziv papiller ürotelyal karsinom geldi. Bu sonuçla hasta düşük risk mesane kanseri kabul edilerek belli aralıklarla yapılacak olan kontrol sistoskopileri ile takip altına alınmasına karar verildi. Çalışmamızda, on sekiz yaşın altında tanı konan iki mesane kanseri olgusu güncel literatür eşliğinde incelendi