Journals / Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi / 2017 / Cilt: 9 - Sayı: 22
MIGRANTS, MUSLIMS AND REFUGEES IN THE SECULAR AND MULTICULTURAL EUROPE: A PROJECTION TO THE AXIS OF RESPONSIBILITY-INDISPENSABILITY
- Pages
- 55–76
- DOI
- —
Abstract
Religious and cultural geography of Europe has been changing. Demographic change that emerged as a result of the recent mobility of refugees and asylum seekers as well as the long settled migrant groups cause anxiety. Especially, as the existence of Islam, which has been coded as the “other” for hundreds of years, is established and as the encounters with the Muslim “subject” in the secular public space increase, there occur some conflicts, ruptures and transformations. In European public opinion Islam is seen as a fundamentalist religion, so is claimed that it does not fit to secularism, modernity or democracy. There are various discussions on the possibility of articulating Islam within a secularism that already regards Christianity, as well as of multiculturalism or living together. This study will discuss the possibility or impossibility of living together or a multicultural social model, taking into consideration some cases of rising racism, xenophobia, Islamophobia and statistical data considering ghettoization and the rates of unemployment and crime
Özet
Avrupa’nın dini ve kültürel coğrafyası değişmektedir. Yerleşik hale gelmiş göçmen gruplar ile son yıllardaki mülteci ve sığınmacı hareketliliğine bağlı olarak meydana gelen demografik dönüşüm, bir takım kaygılar uyandırmıştır. Özellikle yüzyıllardır “öteki” olarak kodlanan İslam’ın varlığı yerleşik hale geldikçe ayrıca Müslüman “özne” ile seküler kamusal alanda karşılaşmalar artıkça; bir takım çatışmalar, kırılmalar ve dönüşümler de meydana gelmektedir. Avrupa kamuoyu İslam’ı fundamentalist bir din olarak görmekte, bu nedenle de sekülerlik, modernite ve demokrasiyle bağdaşmayacağını ileri sürmektedir. Kamusal alanda Hıristiyan kimliğini dikkate alan bir seküleritenin yanına İslam’ın da eklenebilmesi, çokkültürlülüğün ya da birlikte yaşamanın imkânı üzerine süregelen çok çeşitli tartışmalar bulunmaktadır. Çalışmada, yükselen ırkçılık, yabancı düşmanlığı, islamofobi gibi bir takım örnek olaylar; işsizlik, suç oranları, gettolaşma gibi istatistiki veriler göz önüne alarak, birlikte yaşamanın ya da çokkültürlü bir toplumsal modelin imkânı ya imkânsızlığı tartışılacaktır.