Journals / Marmara Üniversitesi Siyasal Bilimler Dergisi / 2019 / Cilt: 7 - Sayı:
Central Asian ‘Regional Security Complex’ and Shanghai Cooperation Organization
- Pages
- 53–71
- DOI
- —
Abstract
This study examines regional security relations in Central Asia and Shanghai Cooperation Organizationwhich was emerged as a result of the security interdependence of regional states within the frameof regional security complexes theory. Meanwhile, it re-evaluates the regional security complexes theory based on regional security dimensions in Central Asia. The regional security complexes theory,developed by Barry Buzan and Ole Waever, set out by the assumption that the geographical proximityis the strongest factor on security interaction. Accordingly, security issues of states in a region cannotbe understood separate from each other. Central Asian states constitute a distinct regional securitycomplex in terms of their own security relations and security interdependency that differentiatethem from surrounding regions. Also, Russia and China as two great powers sharing borders withthis region penetrate into the Central Asian security complex and that makes Central Asian regionalsecurity complex a bipolar great power security complex. This article argues that Shanghai CooperationOrganization is a regional security community in which all these regional security dynamics have beeninstitutionalized. However, in accordance with assumptions of the regional security complexes theory,in time both Central Asian regional security complex and Shanghai Cooperation Organization maytransform or its outer boundary may contract or expand. Indeed, as a result of memberships of Indiaand Pakistan to Shanghai Cooperation Organization in 2017, such a case has occurred. Therefore,in the last part of the article, possible future transitions of Shanghai Cooperation Organization thatinitially emerged from the security interdependency of the Central Asian states are discussed based onassumptions of regional security complexes theory
Özet
Bu makale Orta Asya bölgesel güvenlik ilişkilerini ve ilgili bölge devletlerinin karşılıklı güvenlikbağımlılığı sonucu ortaya çıkan Şangay İşbirliği Örgütü’nü bölgesel güvenlik kompleksleri teorisiçerçevesinde incelemektedir. Aynı zamanda Orta Asya bölgesel güvenlik dinamiklerinden hareketlebölgesel güvenlik kompleksleri teorisini de yeniden gözden geçirmektedir. Barry Buzan ve OleWaever tarafından geliştirilen bölgesel güvenlik kompleksleri teorisi güvelik ilişkileri üzerinde ençok etkili olan faktörün coğrafi yakınlık olduğu varsayımından yola çıkar. Buna göre bir bölgedekidevletlerin güvenlik sorunları birbirlerinden bağımsız olarak anlaşılamayacak şekilde bağlantılıdır.Orta Asya devletleri de kendi güvenlik ilişkileri, karşılıklı güvenlik bağımlılıkları ve bu anlamdaetrafındaki bölgelerden farklılaşması bakımından kendi başına ayrı bir bölgesel güvenlik kompleksioluşturmaktadır. Rusya ve Çin ise bölge ile ortak sınırları olan iki büyük güç olarak Orta Asya güvenlikkompleksine nüfuz etmektedir ve bu özelliği itibariyle Orta Asya bölgesel güvenlik kompleksi ikikutuplu bir büyük güç kompleksi olarak tanımlanabilir. Bu makale, Şangay İşbirliği Örgütü’nün, OrtaAsya bölgesel güvenlik kompleksi içerisindeki söz konusu güvenlik dinamiklerinin kurumsallaşmaimkanı bulduğu bir bölgesel güvenlik topluluğu olduğunu savunmaktadır. Fakat bölgesel güvenlikkompleksi teorisinin varsayımlarına da uygun olarak Orta Asya bölgesel güvenlik kompleksi ve Şangayİşbirliği Örgütü zamanla bölge aktörleri arasındaki güvenlik dinamiklerinin değişmesiyle bir dönüşümgeçirebilir, sınırları daralabilir ya da yeni aktörleri de dahil edecek şekilde genişleyebilir. Nitekim2017 yılında Hindistan ve Pakistan’ın da Şangay İşbirliği Örgütü’ne üye olmasıyla birlikte böyle birdurumla karşı karşıya kalınmıştır. Buradan hareketle, makalenin son kısmında, ilk başlarda Orta Asyabölgesel güvenlik kompleksi içerisindeki aktörlerin karşılıklı güvenlik bağımlılığından doğmuş olanŞangay İşbirliği Örgütü’nün önümüzdeki süreçte geçireceği muhtemel dönüşümler bölgesel güvenlikkompleksleri teorisinin varsayımları çerçevesinde tartışılmaktadır.