Journals / Marmara Üniversitesi Siyasal Bilimler Dergisi / 2019 / Cilt: 7 - Sayı: 2
Transformation of Turkish Security Approach: Turkish – Iraqi Relations
- Pages
- 493–515
- DOI
- —
Abstract
When examining foreign practices of the Cold War era, it is clear that traditional security approachesare at the front line. While the main objective with the state-based security approach was protectingterritorial integrity and sovereignty, there was a transformation in the traditional security approachafter Cold War. Concepts such as human security, environmental security and even planetary securityhave started to take place in the international relations literature. Nevertheless, the dominant role ofstate security still can not be ignored. The ongoing traditional national security approach of Turkey inforeign and domestic politics has begun to be revised by changing and transforming world conditions.In this study, securitization that is based on the Copenhagen School and constructivist approach willbe analyzed and the securitization approach of Turkish Foreign Policy will be analyzed. In contrast tothe Copenhagen School claim, the classical national security approach does not lose its existence. Newforeign policy discourse has changed in recent years with the prominent way of security for Turkey;national security discourse has begun to be prioritized in order to achieve long-term foreign policyobjectives. On the other hand, analyzing Turkish security politics about Irak should be analyzed byregarding criticism of Kopenhag School, as well. In this study, Turkey – Iraq relations will be the casefor this study. It will be analyzed whether Turkish security politics about Irak is succesfull or not?
Özet
Soğuk Savaş Dönemi dış politika pratikleri incelendiğinde geleneksel güvenlik yaklaşımlarınınön planda olduğu açıkça görülmektedir. Devlet temelli güvenlik yaklaşımı ile temel amaç toprakbütünlüğünün ve egemenliğinin korunması iken Soğuk Savaş sonrası dönemde iki süper güç arasındaküresel anlamda etkileyebilecek bir savaş ortamının sona ermesinin ardından geleneksel güvenlikyaklaşımında bir dönüşüm yaşanmıştır. 1990’lı yıllardan itibaren insan güvenliği, çevre güvenliğihatta gezegen güvenliği gibi kavramlar uluslararası ilişkiler literatüründe yer tutmaya başlamıştır.Buna rağmen devlet güvenliğinin yine güvenlikleştirme yaklaşımında başat rolü göz ardı edilemez.Türkiye, küresel anlamda değişen güvenlik yaklaşımına bağlı olarak, 2000’li yıllardan itibaren, dış ve içpolitikada süregelen geleneksel ulusal güvenlik yaklaşımını revize etmeye başlamıştır.Bu çalışmada, Kopenhag Okulu temelli, inşacı yaklaşımla öne sürülen güvenlikleştirme yaklaşımıanaliz edilip, Türkiye dış politikasının güvenlikleştirme yaklaşımı mercek altına alınacaktır. KopenhagOkulu iddiasının aksine klasik ulusal güvenlik yaklaşımı varlığını kaybetmezken, son yıllarda ön planaçıkan yeni dış politika söylemleri ile Türkiye için güvenlik kavramı şekil değiştirmiş ve uzun vadeli dışpolitika hedeflerine ulaşılabilmesi için ulusal güvenlik söylemi ön planda tutulmaya başlanmıştır. Diğeryandan, Türkiye’nin Irak konusunda güvenlik politikaları incelenirken, Kopenhag Okulu tarafındanortaya atılan teoriyte getirilen eleştiriler de göz önünde bulundurulacaktır. Bu bağlamda Türkiye –Irak ilişkileri bu çalışma için baz teşkil edecek örnek olay niteliğindedir. Türkiye’nin Irak konusundagüvenlikleştirme politikalarının başarılı olup olmadığını konusu da bu çalışmada incelenecek konulararasındadır.