Journals / Avrasya İncelemeleri Dergisi / 2018 / Cilt: 7 - Sayı: 1
The Great Forces and the Meeting of Armenian Committee Delegates During the Balkan Wars in the Light of French Diplomatic Documents
- Journal
- Avrasya İncelemeleri Dergisi
- Pages
- 27–51
- DOI
- —
Abstract
During the Balkan Wars, one of the most important problems that the Ottoman Empire came across, was Armenian Issue. Between 1912 and 1913, mainly Armenian Issue and the problems which accured were accepted as the part of Eastern Question. And the decomposition and disintegration of Ottoman Empire was tried to accelerate. The Emperor’s reform efforts towards the other factors excent the Turkish and Muslim factors actually occured as an Imperialism problem and this was decided as an extension of Eastern Question by the Great Forces. Armenian Issue has a very important effect on the determination of the new force relations because of its periods characteristics. For this reason, instead of solving the problem, each of Great Forces was in the search of a realationship based on self interest. This issue was pursued carefully and wanted to be under control by Sublime Port. Altough Sublime Porte has continued to reform efforts in the fields of complaints, neither Armenian Demand nor The Intervention of Great Forces stopped. In order to evaluate the most suitable, both sides activated the Armenian Committees, on the other hand, the diplomacy mechanism is activated to be open in some time and closed in some time.
Özet
Balkan Savaşları döneminde Osmanlı İmparatorluğu’nun karşı karşıya kaldığı en önemli sorunlardan birisi de, ortaya çıkan olumsuz şartlardan istifade etmek amacıyla harekete geçirilen Ermeni meselesi olmuştur. 1912-13 yılları arasındaki kısa zaman dilimi içinde İmparatorluk tam anlamıyla dağılmanın eşiğine gelirken, Ermeni sorunu başta olmak üzere ortaya çıkan her bir sorun, Şark Meselesi’nin bir parçası olarak değerlendirilmiş ve böylelikle dağılma ve parçalanma süreci çeşitli girişimlerle hızlandırılmaya çalışılmıştır. Büyük Güçler açısından Şark Meselesi’nin bir uzantısı olarak İmparatorluğun Türk ve Müslüman unsurları dışındaki diğer unsurlara yönelik ıslâhât girişimleri, gerçekte bir emperyalizm sorunu olarak ortaya çıkmıştır. Ermeni Meselesi, ıslâhât talepleriyle yeniden harekete geçirildiği dönemin karakteristik bir özelliği nedeniyle, Büyük Güçler arasındaki yeni güç ilişkilerinin belirlenmesinde son derece önemli etkisi olan bir meseledir. Bu nedenle sorunu çözmekten ziyade, bu sorundan her Büyük Güç, stratejik hesaplarına göre bir çıkar sağlamanın arayışı içinde olmuştur. İmparatorluğun en sıkışık döneminde bir emperyalizm sorunu olarak, öncelikli mesele haline getirilmiş olan bu çok yönlü hareket, hiç şüphesiz Bâbıâlî’nin dikkatle takip etmeye çalıştığı ve gücü nispetinde kontrol altında tutmaya önem verdiği bir konu olmuştur. Özellikle 1913 Martı’ndan beri Ermeni meselesine ilişkin gelişmeler nedeniyle Bâbıâlî başta idârî olmak üzere, çeşitli düzenlemelerle şikâyet meselesi olan alanlarda ıslâhât çabalarına devam ettiği halde, ne Ermeni talepleri tatmin edilebilmiş, ne de Büyük Güçler’in müdahalesi sona ermiştir. Sorunun karakteristik özelliği gereği her iki taraf da müsait olunan en uygun fırsatı değerlendirmek düşüncesinden hareketle, bir taraftan çeşitli Avrupa ülkelerinde kurulmuş bulunan Ermeni komitelerini faaliyete geçirirken, diğer taraftan da, diplomasi mekanizması kimi zaman açık, kimi zaman kapalı yürütülmek üzere harekete geçirilmiştir