Journals / Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi / 2007 / Cilt: 8 - Sayı: 2
DEVELOPMENT AND DEMOCRACY: DEVELOPMENT THROUGH DEMOCRACY OR THE DEMOCRATIZATION OF DEVELOPMENT
- Pages
- 91–106
- DOI
- —
Abstract
There are varying opinions between development and democracy depending on the conviction of which one precedes the other one. However, such a reductionist approach in a rather complex and multidimensional process like development would result in an incomplete analysis of the process. Starting with the principle that the social events are multidimensional, this study deals with economic development from an anthropocentric standpoint. The study argues that development efforts overlooking social justice, poverty, economic inequalities along with failure to achieve social support will not produce social peace. Instead, they will increase conflicts. The study asserts that the principle of good democratic governance, in other words the democratization of development is the most basic and best way of minimizing the risks in the development process.
Özet
Kalkınma ve demokrasi arasında, bunların hangisinin daha öncelikli olduğunu savunmaya bağlı olarak değişen farklı görüşler söz konusudur. Bunlardan biri, demokrasiyi ekonomik gelişmeye bağımlı bir durum olarak açıklar. Bu görüşe göre bir ülkenin gelişmişlik durumu ne kadar yüksekse demokrasiyi yaşatma sansı da o kadar yüksektir. Diğer görüş ise, serbest piyasa ekonomisinin kurumları olarak tanımlanan demokrasinin gelişme/kalkınma için ön koşul olduğunu iddia eder. Demokrasinin iktisadi gelişmenin doğal olarak ürünü olarak kabul edilmesi veya tersine demokrasinin hızlı ve dengeli bir iktisadi gelişmenin kendiliğinden doğmasına yol açacağı iddiaları sonuç olarak aynı temel varsayımın iki değişik versiyonudur. Fakat gelişme/kalkınma gibi çok boyutlu bir süreçte bu tarz indirgemeci bir yaklaşımın, sürecin kapsamlı bir analizi noktasında yetersiz kalacağı kuşkusuzdur. Sosyal olguların çok boyutluluğundan hareketle bu çalışmada, ekonomik kalkınma “insan merkezli” bir yaklaşımla ele alınmaktadır. Toplumsal adaleti, yoksulluk sorununu, göz ardı eden ve toplum katılımını sağlayamayan kalkınma girişimlerinin toplumsal barışı sağlamayacağı gibi çatışmaları daha arttıracağı iddia edilmekte ve riskleri olabildiğince ortadan kaldırmanın en temel yolu olarak kalkınma sürecinde demokratik iyi yönetişim ilkesi, başka bir ifadeyle kalkınmanın demokratikleştirilmesi savunulmaktadır.