Journals / GORM:Gynecology Obstetrics & Reproductive Medicine / 2011 / Cilt: 17 - Sayı: 3
Preeklampside ADE insersiyon/ delesyon gen polimorfizmi ve preeklampsinin şiddeti ile ilgisi
- Pages
- 146–150
- DOI
- —
Abstract
OBJECTIVE: Pre-eclampsia is a multisystemic, idiopathic pregnancy-specific disorder. The role of inappropriate activation of renin-angiotensin system is well known. In this study it is aimed to elucidate the relationship between angiotensin converting enzyme (ACE) gene insertion/deletion polymorphism and severity of pre-eclampsia. STUDY DESIGN: Pre-eclamptic or eclamptic 43 women who were either nulliparous or had been preeclamptic in their first pregnancy have been included to the study. It was a cross sectional observation study. Thorough obstetric examination was done for each patient. Demographic properties, laboratory findings, gestational ages and obstetric histories were recorded. Obstetric ultrasonographies were performed. Of the 43 patients included, 24 (55.8%) were suffering from severe pre-eclampsia. Other 19 (44.2%) patients were not severely ill. A correlation between preeclampsia severity and ACE gene polymorphism was not found. DD genotype was associated with higher systolic blood pressures (p=0.04). CONCLUSION: In our study, in order to predict pre-eclampsia severity use of ACE gene polymorphism has noyt been established. DD genotype was found to be a risk factor for systolic blood pressure increment in pre-eclamptic pregnants. Randomized, prospective studies with large populations are needed on this subject.
Özet
AMAÇ: Preeklampsi sebebi bilinmeyen gebeliğe özgü bir multisistemik hastalıktır. Renin-anjiyotensin sisteminin uygunsuz aktivasyonu preeklampside rol oynadığı iyi bilinmektedir. Bu çalışmada Anjiyotensin dönüştürücü enzim geni insersiyon/delesyon polimorfizminin preeklampsi şiddeti ile ilişkisinin açığa kavuşturulması amaçlanmıştır. GEREÇ VE YÖNTEM : Nullipar ya da ilk gebeliğinde preeklampsi hikayesi olan preeklamptik ya da eklamptik 43 gebe çalışmaya alındı. Kesitsel bir gözlem araştırması yapıldı. BULGULARÇalışmaya dâhil edilen tüm olguların ayrıntılı obstetrik muayeneleri yapıldı. Olguların demografik özellikleri, laboratuar bulguları, gebelik haftaları, önceki gebelik öyküleri kaydedildi. Obstetrik ultrasonografileri yapıldı. Çalışmaya dâhil edilen 43 hastadan 24’ünde (%55,8) ağır preeklampsi mevcuttu. Geri kalan 19 hastada (%44,2) preeklampsi şiddetli değildi. Hastalık şiddetiyle ADE gen polimorfizmi arasında ilişki izlenmedi. DD genotipi daha yüksek sistolik kan basıncı ile ilişkili bulundu (p=0,04). SONUÇ: Çalışmamızda preeklampsi şiddetinin tahmin edilmesinde ADE gen polimorfizminin faydası olmadığı tespit edilmiştir. DD genotipi preeklamptik gebelerde sistolik kan basıncı yüksekliği için bir risk faktörü olarak tespit edilmiştir. Bu konuda randomize, prospektif, geniş popülâsyonlu çalışmalara ihtiyaç vardır.