Journals / Glokom Katarakt / 2011 / Cilt: 6 - Sayı: 2
Evaluation of patients who underwent scleral fixated intraocular lens implantation in terms of etiology and prognosis
- Journal
- Glokom Katarakt
- Pages
- 111–114
- DOI
- —
Abstract
Purpose: To evaluate the patients who underwent scleral fixated intraocular lens (SF-IOL) implantation in terms of etiology, surgical method and outcome. Materials and Methods: Nine patients who underwent SF-IOL implantation between November 2008 to November 2010 were evaluated regarding patients' ophthalmologic backgrounds, preoperative indications, postoperative findings and prognosis. Results: Two of the patients were female and seven were male. The mean age of the patients was 52. The mean follow up time was 5.7 months. The indications were; aphakia related with primary surgery (5 cases), posttraumatic spontaneous lens resorption (1 case), IOL dislocation after primary cataract surgery (2 cases) and subluxation of crystalline lens spontaneously (1 case). Four of the patients had a history of blunt orbital trauma, and one of them had been repaired for corneoscleral rupture due to blunt trauma following pterygium excision with mitomycine. We performed pars plana vitrectomy (PPV) and intravitreal silicone oil injection to 3 of these cases. Indications for the surgery were retinal detachment (2 cases), intravitreal hemorrhage and luxation of the crystalline lens into the vitreous (1 case). At the time of silicone oil removal, SF-IOL was implanted to two of these. The preoperative best corrected visual acuities (BCVA) ranged between finger counting at 1 meter distance and 1.0. The postoperative BCVA varied between 0.05 and 1.0. Conclusion: Implantation of SF-IOL may be a useful method for rehabilitation of aphakia in eyes with absent zonular or capsular support. Visual outcomes depend on the etiology. Achieving an increased visual outcome or preserving preoperative BCVA could be succeeded, if SF-İOL implantation is performed as primaryly or secondaryly.
Özet
Amaç: Skleral fiksasyonlu göz içi lens (SF-GİL) uygulanan olguların etiyoloji, uygulanan cerrahi yöntem ve sonuçlar açısından değerlendirilmesi. Gereç ve Yöntem: Kasım 2008-Kasım 2010 arasında kliniğimizde SF-GİL uygulanan 9 hasta oftalmolojik özgeçmişleri, preoperatif endikasyonları, postoperatif takipteki bulguları ve prognozları açısından değerlendirildi. Bulgular: Olguların 2'si kadın, 7'si erkekti. Median yaş 52 (6-75), ortalama takip süresi 5.2 ay (2 gün-14 ay) idi. Endikasyonları; primer cerrahiye bağlı afaki (5 olgu), posttravmatik spontan lens rezorbsiyonuna bağlı afaki (1 olgu), primer katarakt cerrahisine bağlı GİL dislokasyonu (2 olgu) ve kristalin lensin spontan subluksasyonu (1 olgu) oluşturuyordu. Hastaların dördünde künt travma hikayesi mevcuttu. Bunlardan birinde ise mitomisinli pterjium eksizyonu sonrası travmaya bağlı gelişen korneoskleral rüptür tamiri uygulanmıştı. Bu dört hastanın ikisine retina dekolmanı (RD), birine vitre hemorajisi ve kristalin lensin vitreye luksasyonu nedeniyle pars plana vitrektomi (PPV) uygulanmış ve intravitreal silikon verilmişti. Bu olguların ikisine silikon alınması sırasında SF-GİL implantasyonu yapıldı. Olguların ameliyat öncesi (AÖ) düzeltilmiş en iyi görme keskinlikleri (DEGK) 1mps ile 1.0 arasında değişmekteydi. Ameliyat sonrası (AS) DEGK'leri 0.05-1.0 arasında değişmekteydi Sonuç: SF-GİL uygulaması, yeterli arka kapsül ya da zonül desteği bulunmayan afak olguların rehabilitasyonunda faydalı bir yöntemdir. Görsel sonuçlar etiyolojiye bağlıdır. SF-GİL'in primer olarak uygulanması DEGK'de artış sağlayabilirken sekonder uygulama ile mevcut görme keskinliğinin korunması amacına ulaşılabilir.